MitAtlas · Türkçe Araştırma

Türk Mitolojisinde Üç Dünya: Gök, Yeryüzü ve Yeraltı

Türk mitolojisinde Üst, Orta ve Alt Dünya düşüncesini yazıtlar, Uygur metinleri, arkeoloji ve Sibirya Türklerinin etnografik kayıtlarıyla karşılaştırmalı inceleme.

2026-10-0230 dk okuma41 kaynak · 7 görsel
Türk Mitolojisinde Üç Dünya başlıklı MitAtlas editoryal kapak görseli
Türk kozmolojisini farklı dönem ve kaynaklar üzerinden ele alan MitAtlas editoryal kapak. Yapay zekâ destekli çağdaş editoryal görseldir; tarihî belge değildir.
Kısaca: Üst, Orta ve Alt Dünya modeli bazı Sibirya Türk geleneklerinde tarihî etnografik kaynaklarla açıkça belgelenmiştir. Ancak en erken Türkçe kaynakların doğrudan gösterdiği temel yapı yukarıdaki gök, aşağıdaki yer ve ikisinin arasındaki insandır. Geç üç-dünya sisteminin bu erken düzenle tarihsel bağlantısı mümkün olmakla birlikte, aynı ayrıntılı modelin Göktürk çağında değişmeden bulunduğu doğrudan kanıtlanmış değildir.

Türk mitolojisi ve eski Türk inançları anlatılırken sıkça karşılaşılan bir şema vardır: Üst Dünya, Orta Dünya ve Alt Dünya. Üst Dünya göğün ve göksel varlıkların, Orta Dünya insanların, Alt Dünya ise ölülerin, yeraltı varlıklarının veya bazı geleneklerde Erlik’in alanı olarak gösterilir.

Bu model bütünüyle modern bir kurgu değildir. Özellikle Altay, Sakha, Şor, Hakas ve Tuva geleneklerinin 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyılda kaydedilmiş etnografik malzemesinde üçlü kozmik düzen açık biçimde karşımıza çıkar.

Fakat bu geç kayıtları doğrudan sekizinci yüzyıl Göktürklerine taşıdığımızda kaynakların izin verdiğinden daha ileri gitme riski doğar. En eski Türkçe yazıtlar gerçekten üç ayrı kozmik dünyadan mı söz eder? Eski Uygur metinlerindeki çok katlı gökler ve cehennemler eski Türklerin yerli kozmolojisine mı aittir? Gök gerçekten 9, 17 veya başka sabit bir sayıda kat mıydı?

Bu sorulara cevap verebilmek için farklı yüzyıllara, farklı topluluklara ve farklı dinî çevrelere ait kaynakları aynı türden belgeymiş gibi kullanmamak gerekir.

Kaynakları nasıl ayırıyoruz?
Erken runik metinler, Irk Bitig, Manihaist ve Budist Uygur metinleri, Karahanlı İslami eserleri, dış tarihî tanıklar, arkeolojik buluntular, geç etnografik saha kayıtları ve modern akademik rekonstrüksiyonlar aynı kanıt düzeyinde değildir.

En Eski Türk Kaynaklarında Evren

Erken Türk kozmolojisini araştırırken en önemli başlangıç noktalarından biri Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarıdır. Köl Tigin yazıtının doğu yüzünün ilk satırındaki meşhur formül, temel anlamıyla: yukarıda gök, aşağıda yağız yer ve ikisinin arasında insanoğlu düzenini verir. (Tekin 1998, s. 38–39, D 1)

Bu cümle gerçek bir kozmolojik düzen tarif eder. Bir tarafta üze, yani yukarı; diğer tarafta asra, yani aşağı vardır. Bunların karşılığı gök ve yeryüzüdür. İnsan ise ikisinin arasında konumlandırılır.

Buradan hareketle göğü doğrudan Üst Dünya, insanı Orta Dünya, “aşağıdaki yer”i ise Alt Dünya ile eşitlemek cazip görünür. Ancak erken metnin kendisi bu son adımı açıkça atmaz.

Gök–Yer ≠ otomatik olarak Üst–Orta–Alt Dünya
Yazıtlardaki yağız yer, insanların yaşadığı yeryüzüdür. Metin onu ayrı bir karanlık veya ölüler ülkesi olarak tanımlamaz.

Edina Dallos’un Orhun yazıtlarını doğrudan metin üzerinden değerlendiren kaynak-eleştirisi de bu noktaya dikkat çeker. Yazıtlardaki temel karşıtlık: yukarı : aşağı = gök : yer şeklindedir. Bu veriden ayrıntılı bir şamanik üç-dünya sistemi yeniden kurmak, erken metnin doğrudan söylediğinden daha ileri bir yorumdur.

Bu durum üç dünya düşüncesinin erken çağda kesinlikle bulunmadığını kanıtlamaz. Yalnızca aynı ayrıntılı modelin bu yazıtlardan doğrudan yeniden kurulamadığını gösterir.

Kül Tigin Yazıtı’nın yazılı taş yüzeylerinden görünüm

Kül Tigin Yazıtı’ndan görünüm. Fotoğraf: Vezirtonyukuk, 15 Temmuz 2015; Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0. Commons’ın 1920 × 2880 piksellik sürümü; MitAtlas tarafından kırpma veya piksel değişikliği yapılmadı. Bu fotoğraf için belirli yüz/satır eşlemesi doğrulanmış değildir. Kaynak kaydı. CC BY-SA 4.0.

Görseli tam boyutta aç

Kaynaklar nasıl yanlış okunabilir?
  • Uibat II’nin 4. satırındaki üč qata tägzinti, üniversite veritabanında üç kez dolaşma/seyahat etme bağlamında çevrilir; “üç kozmik kat” anlamında kullanılmaz. Kayıtta yazıtın tarihi “Unknown” olarak bırakılmıştır. (Uibat II, E-31, satır 4)
  • Abakan E48’in 4. satırındaki iç yėr, Aydın’ın okuma ve açıklamasında yeraltını değil, yaşanılan iç bölgeyi ifade eder. Bu, kaynakta tartışılan filolojik yorumdur; bütün naşirlerin üzerinde birleştiği tek okuma olarak sunulmaz. (Aydın 2019, s. 20, §1.5)

Irk Bitig Ne Söylüyor?

Orhun yazıtlarından sonra önemli kaynaklardan biri Irk Bitig, yani “Fal Kitabı”dır. British Library’de Or.8212/161 numarasıyla korunan elyazması Dunhuang’daki Mogao Mağaraları çevresinden gelmektedir. Tarihlendirmesi kesin tek bir yıla indirgenmez; genellikle 9.–10. yüzyıl bağlamında değerlendirilir.

Irk Bitig, anıtsal hükümdarlık yazıtlarından farklı olarak hayvanlar, yolculuklar, insanlar, uğur, tehlike ve Tengri ile ilişkili çok sayıda kısa anlatı içerir.

20. falda erkek devenin ağzındaki köpüğün “üzä täŋrikä tägir, asra yirkä kirür” olduğu anlatılır. Yani hareket yukarıda göğe/Tengri’ye ulaşır, aşağıda ise yere girer. (Tekin 1993, s. 12–15, 20. fal)

54. fal daha da açıktır: “üzä täŋri eşidti, asra kişi bilti”. Burada yukarıdaki ilahî alan ile aşağıdaki insan şiirsel bir dikey karşıtlık içinde yan yana getirilir. (Tekin 1993, s. 22–23, 54. fal)

Bu pasajların çevriyazısında edisyonun parantez içinde tamamladığı ünlüler, okunabilirlik için parantezsiz gösterilmiştir. Türkçe açıklamalar editoryal aktarımdır; yazmanın belirli bir foliosu gösteriliyormuş gibi kullanılmaz.

Bu pasajlar Orhun yazıtlarındaki gök–yer eksenini güçlendirir. Fakat ayrı bir üçüncü, yeraltı veya ölüler dünyası tarif edilmez.

Irk Bitig yazmasından kırmızı işaretleri, Çince yazısı ve ölçü cetveli korunan tam açılım

Irk Bitig yazmasından tam açılım. British Library, Or.8212/161; International Dunhuang Project / Wikimedia Commons, PD-scan. Genel elyazması tanığıdır; belirli fal veya folio eşlemesi yapılmamıştır. Cetvel ve yazma kenarları korunmuştur. Kaynak kaydı.

Görseli tam boyutta aç

“Dokuz kat” var — ama gök değil
Irk Bitig’in 50. falındaki tokuz kat üçürgüŋ ifadesinde geçen üçürgü, eyer altında kullanılan keçe/ter bezi anlamındadır. Bu nedenle ifade “dokuz kat gök” değil, dokuz kat eyer keçesi bağlamındadır. (Tekin 1993, s. 22–23; açıklama 50.2, s. 42)

Irk Bitig’in Manihaist bir üretim çevresiyle ilişkisi de önemlidir. Fakat bu, metindeki bütün unsurların Manihaist doktrin olduğu anlamına gelmez. Metin bozkır hayatına ait çok sayıda yerel unsur içerir ve Eski Türkçe anlatı geleneği açısından özgün özellikler taşır.

Bu nedenle iki aşırı yorumdan da kaçınmak gerekir: Irk Bitig ne bütünüyle dış etkiden bağımsız “saf eski Türk dini”dir, ne de yalnızca Manihaist doktrinin mekanik tercümesidir.

Eski Uygurlarda Çok Katlı Evren

Orhun yazıtları ve Irk Bitig gök–yer eksenini açık biçimde gösterirken, Eski Uygur döneminin dinî metinlerinde çok daha ayrıntılı kozmolojilerle karşılaşırız.

Burada temel ayrım şudur: bir kozmolojinin Eski Uygurca yazılmış olması, onun otomatik olarak eski Türklerin yerli dinine ait olduğu anlamına gelmez.

Huastuanift: On Gök ve Sekiz Yer

Manihaist Huastuanift’te “üzä on kat kök, asra säkiz kat yer” ifadesi bulunur: yukarıda on kat gök, aşağıda sekiz kat yer. Burada Lieu’nün karşılaştırmalı sunumundaki VATEC okuması izlenmiştir; virgül editoryal noktalamadır. (Lieu 2019, III B, s. 10, London scroll 42–44)

Fakat aynı 10 gök + 8 yer şeması başka Manihaist dil ve geleneklerde de belgelenmektedir. Dolayısıyla burada karşımızda, Manihaist kozmogoninin Eski Uygur Türkçesiyle ifade edilmiş biçimi vardır.

Eski Türkçe ≠ otomatik olarak eski Türk dini
Bir metnin dili Türkçe olabilir; anlattığı dinî-kozmolojik sistem ise Manihaist, Budist veya başka bir tarihsel gelenekten gelebilir.

Maitrisimit ve Budist Kozmos

Maitrisimit Nom Bitig, Maitreya çevresindeki Budist anlatıları içerir ve Toharca A geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Zieme’nin yayımladığı karşılaştırma pasajlarında Maitreya’nın Tuṣita göksel ülkesinde yeniden doğması, başka pasajlarda ise varlıkların büyük ve küçük cehennemlerde yeniden doğması anlatılır. Böylece burada göksel ülke, cehennem ve yeniden doğuş kavramları Budist metnin kendi bağlamında görülür. (Zieme 2015, s. 14–19 ve 23–26; Kasai 2026, §2.2.1, dn. 12–18)

Bunlar Türk tarihinin son derece değerli belgeleridir; fakat doğrudan Budizm öncesi Türk Alt Dünyası veya Göktürk kozmolojisi olarak kullanılamaz.

Altun Yaruk

Benzer biçimde Altun Yaruk Sudur, Çinceden Eski Uygurcaya çevrilmiş Mahāyāna Budist bir sutradır. VIII. kitabın XV. bölümünün yayımlanmış bir kısmında Sumeru dağı çevresindeki tanrılar ve Sumeru üzerindeki altı devaloka Eski Uygurca aktarım içinde açıklanır. Bu, çok katlı Budist kozmolojinin Türkçe ifade edilebildiğini gösterir; Budizm öncesi yerli Türk kozmolojisinin doğrudan kanıtı değildir. (Korkmaz 2005, s. 7–10; Uçar 2017, s. 124–126, 140–141)

Budist metinlerde täŋri kelimesinin bulunması da çevresindeki bütün kozmolojiyi “Tengricilik” yapmaz. Türkçe çevirmenler Budist ilahî varlıkları anlatırken kendi dillerindeki mevcut terimleri kullanabilmiştir. (Zieme 2015, Tömürti X.1b1–9 ve XI.4b2–5)

İslami Geçişte Gök, Dünya ve Ahiret

Karahanlı dönemine geldiğimizde eski Türkçe söz varlığının yaşamaya devam ettiğini, fakat yeni bir dinî anlam sistemi içinde yeniden şekillendiğini görürüz.

Kutadgu Biligde gök ve yeryüzünün yaratılışı, Tanrı ve Peygamber övgüleri ile dünya–ahiret ilişkisi aynı düşünce çerçevesinde ele alınır. Örneğin yaratılışı anlatan 3. beyit ile cennet, cehennem ve ahireti birlikte anan 3654–3658. beyitler bu İslami bağlamı gösterir. Burada yararlanılan Tunçel yayını günümüz Türkçesine uyarlamadır; tarihî Türkçe sözcük biçimlerinin kritik edisyonu olarak kullanılmamıştır. (Kutadgu Bilig, Tunçel 2019, s. 33, 35 ve 295)

Dîvânu Lugâti’t-Türk’te bu ajun ve ol ajun bu dünya ile öbür dünya ayrımında; meŋgü ajun ise ölümsüzlük âlemi anlamında verilir. Bu anlamlar, kullanılan modern Türkçe yayının ajun ve menggü maddeleri üzerinden kontrol edilmiştir. (Kâşgarlı Mahmûd, Erdi–Yurteser 2005, ajun ve menggü maddeleri)

Aynı sözlükte uçmak cennet, tamu ise cehennem karşılığıyla verilir. Bu örnekler, Türkçe söz varlığının İslami bir anlam sistemi içinde kullanımını gösterir. (Erdi–Yurteser 2005, uçmak ve tamu maddeleri)

Kelime sürekliliği ≠ doktrin sürekliliği
Bir kelime İslam öncesinden geliyor olabilir; fakat İslami bir kavramı karşılamak üzere yeni bir anlam sistemi içinde yaşamaya devam edebilir.

Bu nedenle uçmak kelimesinin varlığını doğrudan eski Türklerin “Üst Dünyası”, tamu kelimesini de değişmeden korunmuş bir eski Türk “Alt Dünyası” olarak okumak doğru değildir.

Runik yazıtlardan Sibirya etnografyasına uzanan kaynak türlerini ayrı kümeler hâlinde gösteren editoryal kolaj
Runik yazıt, elyazması, dinî çeviri, dış tanık, arkeoloji ve etnografya gibi kaynak gruplarını ayıran çağdaş editoryal kolaj. Kaynakların zamanları kısmen örtüşür; görsel tek bir inancın kesintisiz evrim çizgisini veya nesnelerin belirli tarihî belgelere birebir karşılık geldiğini ileri sürmez.

Dış Kaynaklar Ne Anlatıyor?

Erken Türk toplulukları Çin, Bizans ve İslam dünyasının metinlerinde de görünür. Bu dış tanıklar bağımsız bilgiler sunar; ancak yabancı yazarların gördüklerini kendi kültürel ve dinî kavramlarıyla aktardıkları unutulmamalıdır.

Zhou Shu

Zhou Shu, Türklerin cenaze ritüelleri, hayvan kurbanları, ataların anılması ve göksel ya da yerle ilişkili kutsallıklar hakkında önemli bilgiler verir. (Kara 2015, s. 552–553, Zhou Shu metin çalışması)

Metinde kullanılan Çince “göksel ilah/ruh” ve “yer ilahı/ruhu” kategorileri doğrudan yerli Türk teonimleriymiş gibi okunmamalıdır. Aynı şekilde “yer ilahı” otomatik olarak “Alt Dünya hükümdarı” anlamına gelmez. (Kara 2015, s. 553, 16–18. maddeler)

Theophylaktos Simokattes

Theophylaktos, Türklerin ateş, hava, su ve toprağa yönelik ritüel saygılarından, ayrıca “göğü ve yeri yaratan” bir ilaha yöneldiklerinden söz eder. (Theophylaktos VII.8.14–15; Whitby–Whitby 1986)

Ancak bu ifade Bizans tarihçisinin kendi kavramsal aktarımıdır. Bunun Täŋri ile ilişkilendirilmesi modern yorum katmanıdır: örneğin Whitby çevirisinin 47. notunda bu özdeşleştirme yapılır; eski anlatıda bu adın aynen geçtiği anlamına gelmez. Üstelik Theophylaktos olayların doğrudan saha gözlemcisi değildir. (Whitby–Whitby 1986, VII.8.14–15 ve dn. 47)

Zemarchus ve Ateşle Arınma

Menander Protector’un Zemarchus elçiliğine ilişkin anlatısında ateşle arınma ve kötü varlıklardan korunmaya yönelik dikkat çekici bir ritüel bulunur. (Ahmetbeyoğlu 2010, s. 16–17, Menandros çevirisi)

Olay Türk–Soğd temas alanında gerçekleştiği için bu ritüeli doğrudan bütün Göktürklerin standart şaman ayini olarak genellemek doğru değildir.

İbn Fadlan ve Oğuzlar

İbn Fadlan’ın 10. yüzyıl Oğuzları hakkında aktardığı cenaze anlatısında, ölünün giysileri, yayı ve eşyalarıyla mezara yerleştirilmesi ve ona ait binek hayvanlarının kesilmesi anlatılır. Hayvanlar, ölünün ölüm sonrası yolculuğunda bineceği varlıklar olarak açıklanır. (Montgomery, alternatif Arapça edisyon, §27, s. 14–15)

Bu kayıt ölümden sonra bir biçimde devam eden varoluş fikrine güçlü destek sağlar. Buradaki “cennet” yalnız modern çevirmenin seçtiği bir karşılık değildir: Arapça metinde el-cenne terimi zaten bulunur. Bununla birlikte bu, Oğuzların kendi dillerindeki yerli adlandırmayı doğrudan belgeleyen bir ifade değil, Arapça anlatımda kullanılan terimdir. (§27, s. 15)

Ayrıca 10. yüzyıl Oğuz verisi, 6.–8. yüzyıl Göktürklerine doğrudan taşınamaz.

Dış tanıkların ortak sonucu:
Gök, yer/doğa, cenaze, kurban, ateşle arınma ve ölüm sonrası devam fikri güçlenir; fakat bu kaynakların hiçbiri erken Türkler için standart bir Üst–Orta–Alt Dünya haritasını doğrudan tarif etmez.

Arkeoloji Ne Söylüyor?

Mezarlar, anıt kompleksleri, taş heykeller, balballar ve atlı gömüler erken Türklerin ölüm ve anma ritüellerini anlamak için son derece değerlidir.

Fakat maddi bir düzen, bir toplumun bütün teolojik kozmoloji haritasını tek başına açıklamaz.

Güncel arkeolojik sentezler Ortaçağ Türk cenaze kültürünü tek tip bir sistem yerine bölgesel olarak polimorfik bir yapı olarak değerlendirir. İnsan-at gömüleri, ogradkalar, taş heykeller, balballar ve defin biçimleri bölgeden bölgeye değişmektedir.

Ogradka: Mezar mı, Anma Alanı mı?

Türk dönemi arkeolojisindeki küçük taş çevirmelerin işlevi tartışmalıdır. Birçok örnekte doğrudan insan gömüsü bulunmaması, bunların anma ve ritüel alanları olarak değerlendirilmesini güçlendirir; ancak bütün örnekler için tek ve kesin işlev tanımı yapmak güvenli değildir.

At ve Ölüm Ritüeli

Bazı bölgelerde insan ve at birlikte gömülür; başka örneklerde atın belirli bölümleri veya binicilik takımları mezara bırakılır.

Bu durum at ile ölüm ritüeli arasında güçlü bir ilişki gösterir. Fakat arkeoloji tek başına atın ölüyü hangi kozmik dünyaya taşıdığını söylemez.

Balbal ve Taş Heykel

Balballar ile insan biçimli taş heykeller aynı kategori değildir. Runik metinler bazı balbalların öldürülen düşmanlarla ilişkisini destekler; fakat “balbal = ölünün öte dünyadaki kölesi” genellemesi doğrudan kanıtlanmış evrensel bir kural değildir.

Üç Dünya Nerede Açıkça Belgeleniyor?

Bu araştırmada açık Üst–Orta–Alt Dünya tasvirlerinin en güçlü doğrudan belge katmanı, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl Sibirya Türk etnografik kayıtlarıdır.

Bu tarih, üç-dünya modelinin o dönemde ortaya çıktığı anlamına gelmez. Yalnızca elimizde açık ve doğrudan belgelerin bulunduğu en güvenli katmanı gösterir.

Sibirya haritası çevresinde etnografik kanıt türlerini altı ayrı kümede gösteren editoryal kolaj
Altay, Sakha, Şor, Hakas, Tuva ve Tofa için kullanılan saha kaydı, yayın ve modern sentez türlerini karşılaştıran çağdaş editoryal kolaj. Toplulukları puanlayan bir sıralama değildir; nesneler belirli tarihî belgelere birebir karşılık gelmez.

Altay

A. V. Anokhin’in 1910–1912 arasında yaptığı saha kayıtları, Altay üç-dünya kozmolojisini anlamak için temel kaynaklardan biridir.

Bu korpusta Üst Dünya’nın ilahlarına yönelik kamlamalar, Orta Dünya’nın sahip ruhlarıyla ilgili ritüeller ve Alt Dünya/Erlik çevresindeki metinler ayrı kümeler hâlinde görülebilir.

Oynotkinova’nın erken 20. yüzyılda kaydedilmiş Altay şaman metinlerini inceleyen çalışmasında Yezim, hem bakır bir dağ hem bu dağın sahip ruhu olarak anlatılır; dünyanın merkezindeki bakır kavak Üst, Orta ve Alt dünyayı birbirine bağlar. Bu, güçlü fakat yerel bir Altay örneğidir; bütün Altay anlatılarının tek değişmez şeması olarak genellenmez. (Oynotkinova 2019, s. 158–168)

Sakha (Yakut)

Wacław Sieroszewski’nin 1896 tarihli büyük etnografik çalışması üçlü ayrım açısından en güçlü bağımsız tanıklardan biridir.

Eserde ruhlar doğrudan: göksel ruhlar, yeraltı ruhları ve orta yerin ruhları olarak üç gruba ayrılır.

Bu ayrım modern bir şema değil, 19. yüzyıl etnografik kaydının kendi sınıflamasıdır.

Sieroszewski’nin 1896 tarihli Yakuty eserinin basılı 661. sayfası ve birinci dipnotu

Wacław Sieroszewski, Якуты, 1896, I. cilt, basılı s. 661, dipnot 1. Göksel, yeraltı ve orta yer ruhlarının sınıflaması. Nüsha ve dijital görüntü: Biblioteka Narodowa / Polona, 115.979; kamu malı. Tam sayfa ve dipnot korunmuştur. Sistem etiketi 669, basılı sayfa numarası değildir. Kaynak kaydı.

Görseli tam boyutta aç

Şor

İ. D. Khlopina’nın 1927’de topladığı Şor saha malzemesi, üç dünya konusunda açık örnekler sunar. Bu malzemeye ilişkin 1978 tarihli yayın kurumsal bibliyografyada kayıtlıdır. Aşağıdaki üçlü sınıflama ve dokuz gök açıklaması ise doğrudan incelenen 1992 yayınının 135–136. sayfalarına dayanmaktadır. (1978 yayınının künyesi; Khlopina 1992, s. 134–136 ve 146)

1992’de yayımlanan metin, bazı kamların anlatımlarında dünyanın üç yere ayrıldığını kaydeder. Yerel terimler, bu yayında kullanılan Kiril yazımıyla şöyledir:

  • ортыда черь / бистынг черь — orta veya “bizim” dünya,
  • айна черь — kötü ruhların bulunduğu yeraltı,
  • Ульген черь — Ülgen’in göksel ülkesi.

Aynı anlatı kümesinde Erlik yeraltıyla ilişkilendirilir ve Ülgen’in ülkesinde dokuz gök bulunduğu belirtilir. (Khlopina 1992, s. 135–136)

Hakas

Burnakov’un 19.–20. yüzyıl Hakas inanışlarını ele alan araştırma özetinde Üst, Orta ve Alt Dünya birbirinden ayrılır. Göksel varlıklar, insanların yaşadığı Orta Dünya ve dağ, su, ateş gibi doğa unsurlarının sahip ruhları ile Erlik ve ölülerin bulunduğu Alt Dünya aynı açıklama içinde ele alınır. (Burnakov 2002, s. 3–4)

Buradaki kanıtı Şor örneğindeki yerel anlatı cümlesiyle aynı türde bir belge gibi okumamak gerekir. Burnakov’un metni, kendi 1996–2002 saha kayıtlarını önceki folklor, etnografi ve yazılı kaynaklarla birleştiren modern bir araştırmanın özetidir. Farklı ritüel ve anlatı kümelerinin birlikte değerlendirilmesine dayanır; bütün Hakas topluluklarının tek ve sabit doktrin metni gibi sunulmamalıdır. (Burnakov 2002, s. 5, 7–8)

Tuva

Tuva için iki ayrı kanıt katmanı birlikte kullanılabilir. Kenin-Lopsan’ın şamanik folklor çalışması, şamanların göksel, orta ve yeraltı dünyalarında yolculuğunu kaydeder. Modern bir Tuva edebî-kültürel çalışmasında ise üç alan açıkça Үстүү оран, Ортаа оран ve Алдыы оран adlarıyla anılır. Böylece ritüel yolculuk kaydı ile yerel terminoloji aynı tür kaynakmış gibi birleştirilmez. (Kenin-Lopsan 1992, s. 44–81; Mijit 2019, s. 94)

Tuvaca kullanımlarda:

  • Үстүү оран — Üst Dünya,
  • Ортаа оран — Orta Dünya,
  • Алдыы оран — Alt Dünya.

şeklindeki ayrım belgelenmiştir.

Tofa

Tofa için bu çalışma artık “erken Alt Dünya güçlü, tam üçlü yapı yalnız geç sentezde açık” şeklinde kesin bir kronoloji kurmuyor. MAE RAS araştırmacısı Belyaeva-Sachuk’un kurumsal atlas sentezi, Tofalar dünyasını açıkça üç düzey olarak verir: üst dünyada Burkhan/Kudai ve yardımcıları, orta dünyada insanlar, hayvanlar ve ruhlar, alt dünyada ise ölüler ve Erlik bulunur; dünyalar arasında şamanların yolculuk ettiği belirtilir. (Belyaeva-Sachuk, kurumsal Tofa sentezi)

Ancak bu kaynak modern bir kurumsal sentezdir; üçlü modelin hangi tarihte veya hangi erken saha kaydında ilk kez belgelendiğini tek başına göstermez. Bu nedenle Tofa, üç-dünya karşılaştırmasına dahil edilirken kanıt türü ve tarihi ayrıca belirtilir.

Üç Dünyada Kimler Yaşıyor?

Üçlü yapının çeşitli Türk geleneklerinde bulunması, her dünyanın her toplulukta aynı sakinlere sahip olduğu anlamına gelmez.

Kozmik alan Kaynaklarda görülen bazı örnekler
Üst Dünya Ülgen bazı geleneklerde; göksel varlıklar, koruyucu ruhlar ve farklı ilahî varlıklar
Orta Dünya İnsanlar, hayvanlar, yer ve doğa alanlarının sahip ruhları
Alt Dünya Ölüler, Erlik bazı geleneklerde ve çeşitli yeraltı varlıkları

Ülgen hakkındaki MitAtlas makalesinde bu figürün farklı kaynaklardaki konumu ayrıca ele alınmaktadır.

Orta Dünya’nın doğa ve yer sahipleriyle ilişkisi için Iduk Yer-Sub makalesi ayrıca okunabilir.

Alt Dünya her zaman “cehennem” değildir.
Budist veya İslami cehennem, çoğu zaman ahlaki ceza düzeninin parçasıdır. Bazı Sibirya Türk geleneklerindeki Alt Dünya ise ölülerin veya farklı yeraltı varlıklarının yaşadığı ayrı bir kozmik alan olabilir.

Dünya Ağacı Her Yerde Var mı?

Hayır, üç-dünya tasavvuru bulunan her Türk geleneğinde tek ve aynı Dünya Ağacı şeması yoktur.

Popüler görsellerde Üst, Orta ve Alt Dünya çoğu zaman tek bir büyük ağacın dalları, gövdesi ve kökleriyle birbirine bağlanır. Bu motif bazı kaynaklarda gerçekten vardır.

Altay Yezim geleneğindeki bakır kavak, üç dünyayı birbirine bağlayan güçlü yerel örneklerden biridir; Oynotkinova bu motifi erken 20. yüzyıl şaman metinleri üzerinden tartışır. (Oynotkinova 2019)

Sakha/Olonkho anlatılarında kutsal ağacın kozmik geometrisi bölgesel olarak değişir. Pavlova’nın karşılaştırmasında merkezî gelenekte ağaç Üst ve Alt Dünya’ya ulaşmaz; Vilyui geleneğinde Orta Dünya’dan geçerek Üst Dünya’ya ulaşır; incelenen Kuzeydoğu geleneğinde ise tepesi Üst Dünya’ya, kökleri Alt Dünya’ya uzanır. Dolayısıyla aynı halkın farklı anlatı geleneklerinde bile tek bir sabit ağaç şeması yoktur. (Pavlova 2018, s. 79–87)

Karşılaştırmalı çalışmalar ayrıca ağaç dışında dağ, yol, nehir, geçit ve ritüel güzergâhların da dünyalar arasındaki bağlantıda rol oynayabildiğini gösterir.

Gök Kaç Kattı?

Evet, 17 kat gök tarihî kaynakta vardır; fakat bütün Türkler ve dönemler için evrensel değildir.

Wilhelm Radloff’un 1884 tarihli Aus Sibirien eserinde:

  • 17 üst kat göğü ve ışık âlemini,
  • 7 veya 9 alt kat yeraltını ve karanlık alanı,
  • bunların arasındaki yeryüzü ise insanların yaşadığı alanı

oluşturur.

Ancak Radloff aynı bağlamda bu genel resmi farklı efsane, şarkı, anlatı ve şamanlardan aldığı parçalı bilgilerden kurduğunu ve tablonun eksik olduğunu kendisi belirtir.

17 kat gök: kaynakta var, evrensel değil
17 sayısı gerçek bir 19. yüzyıl etnografik kayıtta bulunur. Fakat bu, bütün Türk halklarının ve bütün dönemlerin tek ve değişmez kozmoloji sayısı değildir.
Radloff’un 17 üst kat, insan yeryüzü ve 7 veya 9 alt kat bilgisini açıklayan onaylı modern gravürlü MitAtlas şeması

Radloff’un Altay kaydı: 17 üst kat, insanların yaşadığı yeryüzü ve 7 veya 9 alt kat. Sayılar alternatif anlatımlardır; bütün Türk gelenekleri için sabit bir model değildir. Kaynak: W. Radloff, Aus Sibirien, 1884, II. cilt, basılı s. 3. Kaynağa dayalı editoryal şema; manzara sanatsal yorumdur ve tarihî belge değildir. İnce sayıları görmek için görseli tam boyutta açın. Kaynak kaydı.

Görseli tam boyutta aç

Başka kaynaklarda sayılar değişir. Şor 1927 saha malzemesinde Ülgen’in ülkesinde dokuz gök kaydedilir (Khlopina 1992, s. 136). Teleutlar için modern kurumsal sentez göksel alanı 16 kat, yeraltını ise dokuz kat olarak aktarır (Funk, Teleut kurumsal sentezi). Bu kayıtlar Radloff’un 17 üst ve 7/9 alt kat anlatısıyla aynı topluluk ve dönem sayılmaz; yalnız kat sayılarının kaynaklara göre değişebildiğini gösterir.

Dolayısıyla belirli bir kaynakta görülen 7, 9, 16 veya 17 gibi kat sayılarından hiçbiri tek başına “Türk kozmolojisinin tek gerçek sayısı” olarak genellenemez.

Üç Dünya Göktürklerden mi Geliyor?

Bu, araştırmanın en zor sorusudur.

Bir tarafta erken Türkçe kaynakların gösterdiği gök–yer / yukarı–aşağı ekseni; diğer tarafta ise geç Sibirya etnografyasının açık Üst–Orta–Alt Dünya sistemi vardır.

Bilimsel tartışmanın temel konusu, bu iki veri kümesi arasındaki tarihsel ilişkinin nasıl kurulacağıdır.

Potapov: Süreklilik Tezi

Leonid Potapov, Altay şamanizmini eski Türk ve Orta Asya dinî gelenekleriyle güçlü tarihsel bağlar içinde yorumlar. Bu yaklaşım, geç Altay şamanizminin eski köklerden geliştiğini savunan önemli bir tarihsel süreklilik modelidir.

Ancak bu bir tarihsel rekonstrüksiyondur; 8. yüzyıl yazıtının doğrudan “Üst–Orta–Alt Dünya” dediği anlamına gelmez.

Roux: Geniş Karşılaştırma

Jean-Paul Roux, kaynak azlığı nedeniyle farklı yüzyıl ve coğrafyalardaki Türk ve Moğol malzemesini geniş biçimde karşılaştırır. Bu yaklaşım büyük bir kültürel panorama sunar; fakat daha geç verilerin erken döneme geri taşınması riskini de beraberinde getirir.

Dallos: Önce Erken Metnin Kendisi

Edina Dallos ise erken metni, daha geç etnografik malzemeden mümkün olduğunca ayırarak okumayı tercih eder. Bu nedenle Orhun yazıtlarındaki gök–yer formülünden ayrıntılı bir şamanik üç-dünya sisteminin doğrudan çıkarılamayacağını vurgular.

Üç kanıt düzeyi

1. Doğrudan erken kanıt: runik yazıtlar ve Irk Bitig’de gök–yer / yukarı–aşağı ekseni.

2. Güçlü geç saha kanıtı: 19.–20. yüzyıl Sibirya Türk geleneklerinde açık Üst–Orta–Alt Dünya modeli.

3. Tarihsel rekonstrüksiyon: bu iki katman arasındaki sürekliliğin biçimi ve derecesi.

Bu nedenle en güvenli ifade şudur:

Geç Sibirya Türk geleneklerindeki üç-dünya modelinin eski kökler taşıması mümkündür; fakat bu köklerin biçimi ve süreklilik derecesi erken Türk kaynaklarıyla doğrudan ispatlanmış değildir.

Sonuç

Türk geleneklerinde üç dünya modeli gerçekten vardır. Altay, Sakha, Şor, Hakas ve Tuva gibi toplulukların geç etnografik kayıtlarında bu kozmoloji açık ve güçlü biçimde belgelenmiştir.

Dolayısıyla: “Üç Dünya bütünüyle modern bir icattır” demek kaynaklarla uyuşmaz.

Fakat: “Göktürkler de bugün çizdiğimiz ayrıntılı Üst–Orta–Alt Dünya şemasına aynen inanıyordu” demek de erken kaynakların doğrudan gösterdiğinden daha ileri gider.

En eski Türkçe kaynakların güvenli biçimde gösterdiği çekirdek: yukarıdaki gök, aşağıdaki yer ve ikisinin arasındaki insan düzenidir. Irk Bitig bu dikey yapıyı yukarı Tengri ile aşağıdaki yer/insan ilişkisiyle güçlendirir.

Eski Uygur döneminde çok katlı evrenler görünür hâle gelir; fakat burada Manihaist ve Budist kozmolojilerin Türkçeye aktarılması önemli rol oynar.

Karahanlı döneminde eski kelimeler yaşamaya devam ederken anlam sistemi İslami dünya–ahiret ve cennet–cehennem düzenine yerleşir.

Geç Sibirya Türk etnografyasında ise Üst–Orta–Alt Dünya açık biçimde belgelenir; fakat ayrıntılar değişkendir: dünyaların sakinleri, kat sayıları, Erlik’in rolü ve dünyalar arasındaki geçiş yolları topluluktan topluluğa farklılaşabilir.

Türk kozmolojisini tek ve donmuş bir harita olarak değil, farklı dönemlerde ve topluluklarda yeniden biçimlenen, bazı temel mekânsal karşıtlıkları korurken ayrıntıları değişen katmanlı kozmolojik gelenekler bütünü olarak anlatmak kaynaklara daha uygundur.

Kaynaklar ve Kaynak Kullanımı

Kaynak/pasaj QC kapandı; yayın süreci henüz kapanmadı. Bu sürüm 41 kaynak kaydını içerir. Makalenin yayımlanacak iddia kümesinde açık bırakılmış kaynak/pasaj iş grubu yoktur. Bu, listedeki her eserin baştan sona yeniden okunduğu veya bütün olası bibliyografyanın tüketildiği anlamına gelmez; her kaydın kullanım sınırı ayrıca belirtilmiştir.

Erken metinler, dış tanıklar, dinî çeviriler, saha kayıtları ve modern rekonstrüksiyonlar aynı kanıt düzeyinde değildir. Modern incelemeler beşinci gruptadır; üçüncü grubun ana metin edisyonları yerine gösterilmemiştir. Tarihî görsellerin kurum ve kullanım bilgileri ayrıca kendi altyazılarında bulunur.

1. Erken ve birincil Türkçe kaynaklar

  • Rentzsch, Julian ve Hülya Yıldız (2020). The Uybat Inscriptions: A Group of Old Turkic Runic Texts from the Yenisei Area. Studien zur Sprache, Geschichte und Kultur der Turkvölker 30. Berlin/Boston: De Gruyter. DOI: 10.1515/9783110675771. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Uybat runik metinleri için edisyon künyesi. Uibat II çevirisi ve tarihlemesi bu bibliyografik kayıttan tek başına doğrulanmış sayılmaz.
  • British Library / International Dunhuang Programme. Irk Bitig (Book of Omens), Or.8212/161. Yazma katalog kaydı. Kaynak / künyeKullanım sınırı: Yazmanın kimliği ve kurum kaydı; IB20/50/54 metin edisyonunun yerine geçmez.
  • Tekin, Talat (1998). Orhon Yazıtları: Kül Tigin, Bilge Kağan, Tunyukuk. Derleyip yayına hazırlayan Mehmet Ölmez. 2. baskı. İstanbul: Simurg. ISBN 975-7172-04-9. İlgili yer: Kül Tigin D 1, s. 38–39. Edisyon taramasıKullanım sınırı: Bu yeni birleşik sürümde doğrudan incelenen baskı 1998 Simurg baskısıdır; önceki 1988 TDK kaydının aynı baskısı diye sunulmaz. Künye yaprağı ve D 1 çevriyazı/çeviri açılımı görüldü.
  • Tekin, Talat (1993). Irk Bitig: The Book of Omens. Turcologica 18. Wiesbaden: Harrassowitz. ISBN 3-447-03426-2. İlgili yerler: 20. fal, s. 12–15; 50. ve 54. fallar, s. 22–23; 50.2 açıklaması, s. 42. Üniversite katalog kaydı · Edisyon / tam metinKullanım sınırı: Başlık sayfası ve katalog yılı 1993; taramanın telif satırındaki 1994 ayrıca kaydedildi, sessizce yayın yılına dönüştürülmedi. Fal numarası, basılı sayfa ve BL yazmasının foliosu birbirinin yerine kullanılmaz.
  • András, Anita ve László Károly (2023, 20 Kasım). “Uibat II”. László Károly ve Julian Rentzsch (ed.), A Database of Turkic Runiform Inscriptions. Uppsala: Department of Linguistics and Philology. E-31, satır 4; kayıt sürümü 3373. Erişim: 27 Eylül 2026. Üniversite metin kaydıKullanım sınırı: Tarih alanı Unknown; kesin yazıt tarihi atanmıyor. Satır 4, üç kez dolaşma/seyahat etme bağlamında çevrilir. Rentzsch–Yıldız 2020 için kayıtta s. 22–30 ve 99–100 gösterilir; monografinin bu sayfalarının tamamı bu tur okunmuş değildir.

2. Dış tarihî tanıklar

Aşağıdaki çevirilerde belirtilen pasajlar kullanılır; antik tanık, modern çeviri ve yorum katmanları ayrıdır.

  • Kara, Gülnar (2015). “Zhou Tarihi’nin Türkler Bölümü Üzerinde Metin Çalışması”. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi 4(3): 542–562. İlgili yer: s. 552–553; 910:1 devamındaki cenaze ve kurban paragrafları; özellikle 16–18. maddeler. Kaynak / metinZhou Shu burada Kara’nın metin çalışması aracılığıyla kullanılır. Çincedeki gök/yer ilahı kategorileri, doğrulanmış yerli Türk tanrı adları veya yeraltı hükümdarı olarak eşitlenmez.
  • Theophylact Simocatta (1986). The History of Theophylact Simocatta: An English Translation with Introduction and Notes. Çeviri: Michael Whitby ve Mary Whitby. Oxford: Clarendon Press. İlgili yer: VII.8.14–15; çevirmen notu 47. Kaynak / metinElektronik kopyanın 226. görüntüsü basılı sayfa numarası olarak kullanılmadı. Tengri özdeşleştirmesi modern çevirmenin 47. notundadır; eski anlatının kendi teonimi diye sunulmaz.
  • Ahmetbeyoğlu, Ali (2010). “Bizans Tarihçisi Menandros’un Türkler (Gök-Türkler) Hakkında Verdiği Bilgiler”. Tarih Dergisi 50 (2009/2): 11–25. İlgili yer: s. 16–17; Zemarchus heyetinin gelişi ve ateşle arındırılması. Kaynak / metinSayı etiketi 2009/2, basım bilgisi İstanbul 2010’dur. Doğrudan Blockley edisyonunun belirli sayfaları okunmuş gibi gösterilmedi. Bu tek elçilik anlatısı bütün Türk toplulukları için standart ritüel değildir.
  • İbn Fadlan, Ahmed. Alternate Web Edition of Ibn Faḍlān’s Book. Hazırlayan James E. Montgomery. Library of Arabic Literature, tarihsiz alternatif web edisyonu; 2014 basılı yayına eşlik eden, 18 Mart 2015 tarihli yayınevi duyurusunda listelenen çevrimiçi ek. İlgili yer: §27, s. 14–15; edisyon açıklaması s. 1. Yayınevinin Arapça edisyonu · Editör ve ekler kaydıKullanım sınırı: Meşhed yazmasının diplomatik transkripsiyonu esaslı alternatif edisyon; tam bir kritik edisyon olduğu ileri sürülmez. Oğuz cenaze pasajının §27 konumu doğrudan görüldü. Dosya adındaki 2014-03-17 ile çevrimiçi ekin 2015 duyurusu birbirinden ayrıldı. Türkçe özet editoryal aktarımdır; Rus cenaze anlatısıyla karıştırılmaz.

3. Manihaist, Budist ve İslami dinî/çeviri metinleri

Aşağıda kullanılan metin yayını, karşılaştırmalı çevriyazı ve modern uyarlama türleri ayrı belirtilmiştir. Bunlar tek türden kritik edisyonlar olarak sunulmaz.

  • Lieu, Samuel N. C. (haz., 2019). A Selection of Manichaean Texts in the Manichaean Script, I.3: A Confessional for Hearers in Old Turkish (Uygur) (Xuāstvānīft). Cambridge: Ancient India and Iran Trust. Sürüm: 21 Aralık 2019. İlgili yer: III B; s. 10; London scroll 42–44. satırlar. Kaynak / metinBu pasajın yazması BL Or.8212/178’dir; Irk Bitig Or.8212/161 ile karıştırılmaz. Alıntı için VATEC sütunundaki okuma kullanıldı; virgül editoryal noktalama, bütün edisyonların ayrı ayrı incelendiği iddia edilmez.
  • Zieme, Peter (2015). “Fragments of the Old Uighur Maitrisimit nom bitig in St. Petersburg, Helsinki, and Berlin”. Written Monuments of the Orient 1(1): 14–31. İlgili yer: s. 14–19 ve 23–26; Mainz 975 paraleli, Tömürti X.1b1–9 ve XI.4b2–5. Kaynak / metinTömürti ve Mainz karşılaştırma pasajları açıkça kullanılır; küçük SI 5129 veya U4963 parçalarının metne aidiyeti kesinleştirilmiş gibi sunulmaz. Bir tam Maitrisimit edisyonunun baştan sona okunduğu iddia edilmez.
  • Kâşgarlı Mahmûd (2005). Dîvânü Lugâti’t-Türk. Çeviri, uyarlama ve düzenleme: Seçkin Erdi ve Serap Tuğba Yurteser. İstanbul: Kabalcı. Birinci basım, Mayıs 2005. ISBN 975-997-013-9. İlgili yer: ajun, menggü, tamu ve uçmak maddeleri. Kaynak / metinKaynakta bu ajun/ol ajun, menggü ajun, tamu ve uçmak maddelerinin anlamları kontrol edildi. Madde başları kullanıldı; PDF sayacının basılı sayfa olduğu varsayılmadı. uştmah/tamuğ varyantları bu dört maddeden doğrulanmış sayılmaz.
  • Yusuf Has Hacib (2019). Kutadgu Bilig. Günümüz Türkçesine uyarlayan Muzaffer Tunçel; editör Halil Aşıcı. Ankara: T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, yayın 251. ISBN 978-605-7980-50-2. İlgili yer: s. 33, beyit 1–4; s. 35, Peygamber övgüsü; s. 295, beyit 3646–3658. Kaynak / metinİslami yaratılış, peygamber, dünya ve ahiret temalarının okunması için kullanılır. Tarihî Türkçe sözcük biçimlerinin doğrudan kanıtı olarak kullanılmaz.
  • Korkmaz, Şenol (2005). Uygurca Altun Yaruk’a Ait Belgeler (501–550). Yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türk Dili Bilim Dalı. Danışman: Ceval Kaya. İstanbul. İlgili yerler: giriş s. 7–10; metin, dizin ve tıpkıbasım kapsamı için s. 15–23. Kullanım sınırı: Altun Yaruk’un Mahāyāna sutra oluşu, Çince üzerinden Eski Uygurcaya çevrilmesi, nüshaları ve Berlin parçalarının metin yayımı bağlamı için kullanılır. Tezin kapsamadığı bölümler için ana edisyon gibi kullanılmaz.
  • Uçar, Erdem (2017). “Altun Yaruk Sudur: VIII. Tegzinç, Yüce Sarasvatī (XV. Bölök, II. Kısım)”. Dede Korkut Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 6(12): 100–150. DOI: 10.25068/dedekorkut16. İlgili yerler: metin s. 124–126; açıklama s. 140–141. DOI / yayın kaydı · Yayıncı PDF / metinKullanım sınırı: Sumeru çevresindeki Budist kozmoloji ve Sumeru üzerindeki altı devaloka için seçili VIII. kitap/XV. bölüm pasajı. Altun Yaruk’un bütün kozmolojisi bu tek bölümden çıkarılmaz.

4. Etnografik saha kaynakları

  • Anokhin, A. V. (1924). Материалы по шаманству у алтайцев, собранные во время путешествий по Алтаю в 1910–1912 гг. по поручению Русского Комитета для изучения Средней и Восточной Азии. Сборник Музея антропологии и этнографии, IV/2. Leningrad: Российская Академия наук. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: 1910–1912 saha korpusunun 1924 yayını. Modern makalede incelenen arşiv metninin 1924 kitap içinde bulunduğu ayrıca gösterilmeden varsayılmaz.
  • Radloff, W. (1884). Aus Sibirien. II. cilt. Leipzig: T. O. Weigel. İlgili yer: basılı s. 3. Kaynak / künyeKullanım sınırı: 17 üst kat, 7 veya 9 alt kat, aradaki insan yeryüzü; kaydın parçalı ve eksik oluşu.
  • Sieroszewski, Wacław [Серошевский, В. Л.] (1896). Якуты: опыт этнографического исследования. I. cilt. N. İ. Veselovskiy editörlüğünde. Sankt-Peterburg: Типография Главного Управления Уделов. İlgili yer: basılı s. 661, dipnot 1. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Göksel, yeraltı ve orta yer ruhları sınıflaması. Kitap künyesi ile seçili sayısal görüntünün kurumu ayrı tutulur.
  • Kenin-Lopsan, M. B. (1992). “Ritual Practice and Folklore of Tuvinian Shamanism: Chapter 2. Shamanic Folklore of the Tuvinians.” Anthropology & Archeology of Eurasia 31(3): 44–81. DOI: 10.2753/AAE1061-1959310344. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Tuva saha/folklor kaynağının künyesi. Yayıncı özeti hakkındaki önceki kayıt korunur; üç Tuvaca terimin yazımı ve birebir pasaj bu tur doğrulanmadı.
  • Khlopina, İ. D. [Хлопина, И. Д.] (1978). “Из мифологии и традиционных верований шорцев (по полевым материалам 1927 г.)”. Этнография народов Алтая и Западной Сибири. Novosibirsk, s. 70–89. IEA RAS bibliyografyası, kayıt 223Kullanım sınırı: Künye burada kurumsal bibliyografyanın başlık biçimiyle verilir. 1978 metninin özgün sayfaları bu tur görülmedi; ayrıntılı üç-dünya ve dokuz-gök atfı aşağıdaki doğrudan incelenen 1992 yayınına bağlandı. İki yayın özdeş metin ilan edilmiyor.
  • Khlopina, İ. D. [Хлопина, И. Д.] (1992). “Горная Шория и шорцы” [son bölüm]. Этнографическое обозрение, sayı 2, s. 134–146. İlgili yerler: saha yılı s. 134 ve 146; üç alan s. 135; dokuz gök s. 136. Derginin özgün sayfa görüntüleriKullanım sınırı: Saha malzemesi 1927 tarihlidir; 1992 yayın yılıdır. Son basılı sayfa 146 görüntüden doğrulandı; katalogdaki 147 son sayfa olarak kopyalanmadı. Bu yayının başlangıç varyantındaki üç gök ile s. 136’daki dokuz gök tek sabit sayım olarak birleştirilmiyor.

5. Modern akademik analiz ve rekonstrüksiyonlar

  • Dallos, Edina (2004). “Shamanism or Monotheism? Religious Elements in the Orkhon Inscriptions.” Shaman 12(1–2): 63–84. Kaynak / künyeKullanım sınırı: Orhun metinlerinden ayrıntılı üçlü kozmolojinin doğrudan çıkarılmasına yönelik kaynak eleştirisi.
  • Roux, Jean-Paul (1962a). “La religion des Turcs de l’Orkhon, des VIIe et VIIIe siècles (premier article).” Revue de l’histoire des religions 161(1): 1–24. DOI: 10.3406/rhr.1962.7729. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Geniş zaman/coğrafya karşılaştırmasının yöntemsel gerekçesi. Erken yazıtın söylediğiyle modern rekonstrüksiyonun ayrılması.
  • Roux, Jean-Paul (1962b). “La religion des Turcs de l’Orkhon, des VIIe et VIIIe siècles (deuxième article).” Revue de l’histoire des religions 161(2): 199–231. DOI: 10.3406/rhr.1962.7759. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: İki parçalı çalışmanın ikinci bölümü; birinci makalenin 1–24 sayfalarıyla birleştirilmez.
  • Balalaeva, O. E. ve N. V. Pluzhnikov (2019). “The Myth of the World Tree in the Shamanism of Siberian Peoples” [Миф о Мировом древе в шаманстве народов Сибири]. Etnograficheskoe obozrenie 3: 80–122. Yorumlar ve yazar yanıtıyla yayımlanan tartışma. DOI: 10.31857/S086954150005293-2. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Dünya Ağacı motifini bütün Sibirya toplulukları için tek bir dünyalar-arası eksene indirgememe.
  • Potapov, L. P. (1991). Алтайский шаманизм. Leningrad: Nauka. Kaynak / künyeKullanım sınırı: Altay şamanizminin tarihsel sürekliliği için modern etnografik sentez. İlgili savın kesin sayfaları ayrıca eşlenecek.
  • Chan, Annie; Timur Sadykov; Jegor Blochin; Irka Hajdas ve Gino Caspari (2022). “The polymorphism and tradition of funerary practices of medieval Turks in light of new findings from Tuva Republic.” PLOS ONE 17(9): e0274537. DOI: 10.1371/journal.pone.0274537. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Bölgesel defin çeşitliliği ve ogradka işlev tartışması. Maddi düzen doğrudan ayrıntılı kozmik dünya haritası kanıtı diye kullanılmaz.
  • Tishkin, Alexey A. ve Nikolay N. Seregin (2022). “Turkic enclosures of the Mongolian Altai: new data on the traditions of the ritual practices of nomads in the Early Middle Ages.” Hadak útján. A népvándorláskor kutatóinak XXIX. konferenciája. MŐK Kiadványok 4.1: 39–54. DOI: 10.55722/Arpad.Kiad.2021.4.1_04. Kaynak / künye · Kurum / metin · Kurum / metinKullanım sınırı: Ogradkaların işlevi; erken dönemde cenotaph, geç dönemde anma yapısı önerisi yazarların yorumudur, evrensel kesin sonuç değildir.
  • Oynotkinova, N. R. (2021a). “Textology of Altai and Teleut shamanic texts dedicated to the deities of the Upper World” [Текстология алтайских и телеутских шаманских произведений, посвященных божествам Верхнего мира]. Siberian Journal of Philology 2: 18–30. DOI: 10.17223/18137083/75/2. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Üst Dünya’ya yönelik iki ritüel metninin filolojik karşılaştırması. Özet, bütün Anokhin korpusunun okunduğu anlamına gelmez.
  • Oinotkinova [Oynotkinova], N. R. (2021b). “Poetics of shamanic text dedicated to the deity Altai-Kudai, in the recording of A.V. Anokhin.” Languages and Folklore of Indigenous Peoples of Siberia 41: 71–78. DOI: 10.25205/2312-6337-2021-1-71-78. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Anokhin’in 1910 kaydında Orta Dünya sahip ruhlarına sunuların analizi. 1924 basılı kitapla arşiv metninin aynı şey olduğu otomatik varsayılmayacak.
  • Uçar, Erdem (2013). “Altun Yaruk Sudur Üzerine Yapılan Çalışmalar Hakkında Açıklamalı Bir Kaynakça Denemesi.” TÜRÜK Uluslararası Dil Edebiyat ve Halk Bilimi Araştırmaları Dergisi 1(1): 227–251. DOI: 10.12992/TURUK41. Kaynak / künye · Kurum / metinKullanım sınırı: Altun Yaruk’un Çinceden Uygurcaya aktarımı ve Mahāyāna bağlamı; metnin kritik edisyonunun yerine geçirilmez.
  • Durkin-Meisterernst, Desmond ve Philip G. Kreyenbroek (2006; çevrimiçi güncelleme 2016). “Iran ix. Religions in Iran (1) Pre-Islamic (1.2) Manicheism.” Encyclopaedia Iranica XIII/4: 439–442. Kaynak / künyeKullanım sınırı: 10 gök ve 8 yerin Manihaist kozmogoni bağlamı. Huastuanift’in Türkçe cümlesine ait kritik edisyon/varak yerine kullanılamaz.
  • Aydın, Erhan (2019). “Eski Türk Yazıtlarında Yakarış ve Esenlik Dileme İfadeleri”. Dil Araştırmaları, 13(24), s. 15–30. İlgili yer: s. 20, §1.5, Abakan (E48), satır 4. Dergi kaydı · Edisyon / tam metinKullanım sınırı: İç yer ifadesinin yaşanılan bölge olarak yorumlanması Aydın’ın okuma ve açıklamasına bağlandı; bütün naşirlerin aynı okuma üzerinde uzlaştığı iddia edilmiyor.
  • Kasai, Yukiyo (2026). “The afterlife in Uyghur Buddhism – judgement and hell”. Bulletin of SOAS, First View: 1–20. Çevrimiçi yayın: 5 Ağustos 2026. DOI: 10.1017/S0041977X26101281. İlgili yer: §2.2.1 ve 12–18. dipnotlar. Kaynak / metinBu çalışma yeni bir kritik edisyon değil, yayımlanmış yazılı/görsel kaynakların analizi olarak tanıtılır. Makalede cehennem bölümlerinin sayısı hakkında yeni mutlak sayı iddiası eklenmedi; eski metin ile modern yorum ayrıldı.
  • Tekin, Şinasi (1959). “Altun Yaruk’un Çincesinin Almancaya Tercümesi Dolayısiyle”. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı – Belleten 7: 293–306. İlgili yer: s. 293–294; Çinceden çeviri ve kolofon karşılaştırması. Kaynak / metinÇince–Uygurca aktarım ve Mahāyāna bağlamını destekler. Sumeru, cehennem ve yeniden doğuş listesinin her unsurunu Altun Yaruk ana edisyonunda sayfa sayfa doğrulayan kaynak yerine geçirilmez; ana edisyon görevi açık tutulur.
  • Burnakov, V. A. [Бурнаков, Венарий Алексеевич] (2002). «Мир невидимых» по традиционным воззрениям хакасов (духи Среднего Мира в хакасских традиционных представлениях XIX–XX вв.). Tarih bilimleri kandidatura tez özeti (автореферат). Novosibirsk; araştırmanın yapıldığı kurum: İAET SO RAN. İlgili yerler: s. 3–4; kapsam ve kaynaklar için s. 5, 7–8. Sayısal nüsha: N. G. Domojakov Hakasya Millî Kütüphanesi. Yazarın tez özetiKullanım sınırı: Üst/Orta/Alt Dünya, Orta Dünya sahip ruhları ve Alt Dünya/Erlik bağlantısı için doğrudan incelenen araştırma özeti. Tam tez veya 2006 kitabı değildir; 2011–2014 makaleleri yerine aynı eser gibi gösterilmez. Yazarın 1996–2002 saha kayıtları ile önceki folklor, etnografi ve yazılı malzemeyi birleştiren modern sentezdir.
  • Oynotkinova, N. R. [Ойноткинова, Н. Р.] (2019). “Theonyms Yezim and Yazhylkhan in the Shaman Mythology of the Altaians” [Теонимы Дьезим и Дьажылкан в шаманской мифологии алтайцев]. Tomsk Journal of Linguistics and Anthropology 2(24): 158–168. DOI: 10.23951/2307-6119-2019-2-158-168. DOI · Kurum / makaleKullanım sınırı: Yezim’in bakır dağ ve dağın sahip ruhu oluşu; merkezdeki bakır kavakla Üst–Orta–Alt dünyaların bağlanması. Modern etnolingüistik analizdir ve erken 20. yüzyıl şaman metinlerine dayanır; bütün Altay geleneklerine tek şema olarak genellenmez.
  • Pavlova, Olga Ksenofontovna (2018). “Mythological Image in Olonkho of the North-Eastern Yakut Tradition: Sacred Tree”. Journal of History Culture and Art Research 7(3): 79–87. DOI: 10.7596/taksad.v7i3.1720. DOIKullanım sınırı: Sakha/Olonkho kutsal ağaç tasvirlerinin bölgesel değişkenliği. Merkez, Vilyui ve Kuzeydoğu geleneklerinde ağacın Üst/Alt dünyalara erişimi aynı değildir; tek evrensel geometri çıkarılmaz.
  • Mijit, Lyudmila Salchakovna (2019). “Тыва шүлүк чогаалында тускай хевир / A Special Genre of Tuvan Poetry / Tuva Şiir Edebiyatında Özel Bir Tür”. Tehlikedeki Diller Dergisi 9(14): 93–103. İlgili yer: s. 94 (PDF ikinci sayfa), Үстүү оран, Ортаа оран, Алдыы оран. Dergi sayısı / kayıtKullanım sınırı: Modern Tuva edebî/kültürel tartışmasında yerel üç alan terimlerinin kullanımı için doğrudan metin kanıtıdır; tarihî şaman saha kaydının yerine geçirilmez.
  • Belyaeva-Sachuk, Dr. (tarihsiz). “The Tofalar. Spiritual Culture: Mythologies, Traditional Beliefs, Holidays, and Rituals”. Interactive Atlas of Indigenous Small-Numbered Peoples of the North, Siberia, and the Far East. Museum of Anthropology and Ethnography, Russian Academy of Sciences / Arctic Research Center. Erişim: 30 Eylül 2026. Kurumsal sentezKullanım sınırı: Modern kurumsal sentez açıkça üst, orta ve alt olmak üzere üç düzey verir; Alt Dünya’yı ölülerin/Erlik’in alanı olarak açıklar. Bu sayfa erken 19. yüzyıl Tofa saha kaydının doğrudan edisyonu değildir ve üçlü modelin tarihini tek başına belirlemez.
  • Funk, Dmitry A. (tarihsiz). “The Teleuts. Spiritual Culture: Mythologies, Traditional Beliefs, Holidays, and Rituals”. Interactive Atlas of Indigenous Small-Numbered Peoples of the North, Siberia, and the Far East. Institute of Ethnology and Anthropology, Russian Academy of Sciences. Erişim: 30 Eylül 2026. Kurumsal sentezKullanım sınırı: Modern sentez Teleut göksel alanını 16 kat, yeraltını dokuz kat olarak aktarır. Radloff’un 17/7–9 kaydıyla aynı topluluk veya aynı dönem kabul edilmez; yalnız sayıların değişkenliğini göstermek için karşılaştırılır.