Tengri’yi bir yüzle değil, bir kelimeyle aramaya başlayalım.
Çünkü elimizde Tengri’nin doğrulanmış bir tarihî portresinden çok daha değerli bir şey var: yaklaşık on üç asır önce taşa kazınmış Türkçe metinler.
Fakat daha ilk adımda önemli bir sorunla karşılaşıyoruz. Eski Türkçe teŋri, geçtiği her yerde aynı şeyi anlatmıyor. Gökyüzünden söz eden bir cümlede karşımıza çıkabildiği gibi hükümdarlık, başarı ve kutsal irade bağlamlarında etkin bir varlık olarak da karşımıza çıkabiliyor.
Bu nedenle Tengri’yi anlamaya modern tanrılar listelerinden değil, kelimenin geçtiği kaynaklardan ve bağlamlardan başlayacağız.
Bu yol bizi Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından Tonyukuk’a; oradan Çin kayıtlarına ve Bizans dünyasının Türkler hakkındaki tanıklıklarına götürecek. Aynı zamanda bugün internette Tengri hakkında kesin ifadelerle anlatılan bazı iddiaların neden daha dikkatli ele alınması gerektiğini göreceğiz.
Bu Yazıda
01 — Tengri’yi nerede arıyoruz?
04 — Taşa kazınan Tengri: Orhun Yazıtları
08 — Savaş, kader ve Türk budunu
09 — Umay, Yer-Su ve diğer kutsal unsurlar
10 — Tengri’ye nasıl ibadet ediliyordu?
11 — Çin kaynakları ne anlatıyor?
13 — Tengri’nin yüzünü biliyor muyuz?
14 — Tengricilik ve Şamanizm aynı şey mi?
15 — Ne biliyoruz, ne tartışmalı?
01 — Tengri’yi nerede arıyoruz?
Türk mitolojisini araştırırken önemli bir sorunla karşılaşıyoruz: elimizde Yunan mitolojisindeki gibi bütün tanrıları, soy ilişkilerini ve hikâyeleri tek bir eserde toplayan eski bir Türk mitoloji kitabı yok. Bilgiler farklı dönemlere ve topluluklara ait kaynaklarda parçalar hâlinde karşımıza çıkıyor.
Tengri konusunda en önemli avantajlarımızdan biri ise Eski Türklerin kendi dillerinde bıraktığı yazılı kaynaklara sahip olmamızdır.
Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtları yalnızca savaşları ve hükümdarları anlatmaz. Bu metinlerde il, budun, kağanlık, başarı, başarısızlık ve kutsal düzen hakkındaki düşüncelerin izlerini de buluruz.
Ancak yalnız Türkçe yazıtlara bağlı kalmayacağız. Göktürklerle ilişki kurmuş Çin ve Bizans dünyalarının kayıtlarını da kullanacağız.
Türk yazıtları yönetici çevrenin kendi dünyasından gelen bir sestir. Çin kayıtları Türkleri dışarıdan ve kendi kavramlarıyla anlatır. Bizans kaynakları ise Türklerle karşılaşan başka bir dünyanın tanıklığını sunar.
MitAtlas yöntemi
Bir bilgiyle karşılaştığımızda şu soruları soruyoruz:
Kim söylüyor?
Ne zaman söylüyor?
Kimin hakkında söylüyor?
Doğrudan mı gördü, başka birinden mi aktardı?
Başka kaynaklar bunu destekliyor mu?
Bu sorular Tengri’yi daha az gizemli yapmaz. Tam tersine, onu modern hayal gücünün oluşturduğu tek bir karakterden çıkarıp tarihî dünyasının içine geri yerleştirir.
02 — Teŋri ne demektir?
Tengri’nin izini sürerken önce adın kendisiyle karşılaşıyoruz: teŋri.
Kelimeyi önemli yapan yalnızca eski oluşu değildir. Eski Türkçe metinlerde bağlama göre farklı anlam alanlarında karşımıza çıkabilmesidir.
Teŋri için gök/gökyüzü ile Tanrı veya ilahî-kutsal varlık çevresindeki kullanımlarla karşılaşırız.
Dolayısıyla bir metinde teŋri gördüğümüz anda “burada kesinlikle kişileştirilmiş bir Tanrıdan söz ediliyor” diyemeyiz. Aynı şekilde kelimeyi yalnızca fiziksel gökyüzüne indirgemek de bütün kullanımları açıklamaz.
ANLAMI BAĞLAM BELİRLER.
03 — Gök mü, Tanrı mı?
Bu ayrımın neden önemli olduğunu Kül Tigin Yazıtı’nın kozmolojik açılışında görebiliriz. Burada üze kök teŋri ifadesiyle karşılaşırız.
Cümlenin yapısında yukarıdaki gök, aşağıdaki yer ve ikisinin arasında insan vardır. Buradaki kullanım kozmolojik ve göksel bağlamda okunabilir.
Fakat aynı yazıt dünyasında Tengri yalnızca gökyüzünün adı gibi davranmaz. Hükümdarlık, yarlıkama ve başarı bağlamlarında etkin kutsal fail olarak okunabilecek kullanımlar da bulunur.
Kaynağı Okuyalım
Kaynak: Kül Tigin Yazıtı
Ana ifade: üze kök teŋri
Bağlam: Yukarıdaki gök, aşağıdaki yer ve ikisinin arasındaki insan.
Bize ne söylüyor?
Teŋri kelimesinin kozmolojik ve göksel kullanım alanına sahip olabileceğini gösteriyor.Bize ne söylemiyor?
Tengri’nin bütün metinlerde yalnızca fiziksel gökyüzü anlamına geldiğini kanıtlamıyor.
Küçük görünen bu ayrım Tengri hakkında kuracağımız bütün anlatıyı değiştirir.
04 — Taşa kazınan Tengri: Orhun Yazıtları
Şimdi kelimeden çıkıp coğrafyaya bakalım.
Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtları Orhun bölgesindeki Khöshöö Tsaidam çevresinde bulunurken Tonyukuk anıt kompleksi aynı noktada değildir.
Tonyukuk Yazıtı da Eski Türk yazılı mirasının temel metinlerinden biridir ve Göktürk siyasal dünyasını anlamamız açısından olağanüstü önem taşır.
“Orhun Yazıtları” dediğimizde zihnimizde bütün taşların yan yana bulunduğu tek bir alan canlanabilir. Oysa temel metinler farklı anıt komplekslerinden gelmektedir.
Üstelik bu yazıtları modern anlamda bir “Türk mitolojisi kitabı” gibi okumamak gerekir. Amaçları tanrıların biyografilerini öğretmek değildir. Tengri hakkındaki bilgiler çoğu zaman savaş, hükümdarlık, halkın durumu ve siyasal düzen anlatılırken karşımıza çıkar.
Bu nedenle her kullanımın bağlamı önemlidir.
05 — Gök, Yer ve İnsan
Kül Tigin Yazıtı’nın açılışındaki kozmolojik yapı güçlü bir dünya resmi sunar: yukarıda gök, aşağıda yer ve ikisinin arasında insan.
Ancak birkaç satırdan eksiksiz bir “Türk yaratılış miti” kurmak doğru olmaz. Pasaj bize kozmolojik bir düzen gösterir; internette karşılaştığımız bütün yaratılış hikâyelerini doğrudan Göktürk yazıtlarına bağlamamıza izin vermez.
Aynı şekilde Tengri’nin yanında başka kutsal unsurların bulunması da önemlidir. Yazıtlarda kutsal Yer-Su veya Yer-Sub ile karşılaşırız.
Önemli ayrım: Tengri’nin çok merkezi bir konumda bulunması, eski Türklerin kutsal dünyasında yalnızca Tengri’nin bulunduğu anlamına gelmez.
İlerleyen bölümlerde Umay ve kutsal Yer-Su ile yeniden karşılaşacağız.
06 — Tengri ve Kağan
Orhun Yazıtlarında Tengri yalnızca kozmolojik bağlamlarda karşımıza çıkmaz. Tengri ile hükümdarlık arasında da güçlü bir ilişki vardır.
Fakat buradan “kağan Tengri’nin yeryüzündeki temsilcisidir” gibi modern ve kesin bir formül çıkarmayacağız.
Yazıtlarda Tengri’nin yarlıkaması hükümdarlık, siyasal başarı ve olayların açıklanması bağlamlarında karşımıza çıkar.
Yarlıkamak ne demek?
Kelimeyi yalnız bugünkü Türkçedeki “izin vermek” anlamına indirgemek yanıltıcı olabilir. Yazıt bağlamında Tengri’nin etkin iradesi, lütfu veya onayı ve olayların gerçekleşmesiyle ilişkili daha geniş bir anlam alanı söz konusudur.
Bu kavramın hükümdarlık açısından önemli olması, kağanın her kararının otomatik olarak kutsal emir olduğu anlamına gelmez.
07 – Kut ve kutsal meşruiyet
Türk tarihi ve mitolojisi hakkındaki popüler anlatılarda sık sık şu şemayla karşılaşırız:
Tengri → Kut → Kağan
Anlatması kolaydır; fakat kaynak bundan daha karmaşıktır.
Yazıtlarda Tengri’nin yarlıkaması ile kut hükümdarlık bağlamında bir arada değerlendirilebilecek kavramlardır. Ancak bundan kutun yalnızca “Tengri’nin kağana verdiği mistik yönetme enerjisi” olduğu sonucu çıkmaz.
Kut; bağlama göre talih, baht, saadet, kutsallık ve hükümdarlık çevresinde tartışılan çok katmanlı bir kavramdır.
Tengri’nin yarlıkaması ile kut aynı kavram değildir.
İddia / Kanıt / Sonuç
İddia: Tengri kut verir; kut alan kişi otomatik olarak kağan olur.
Kanıt: Yazıtlarda Tengri’nin yarlıkaması ve kut hükümdarlık bağlamında birlikte karşımıza çıkabilir.
Sonuç: Aralarında ilişki kurulabilir; fakat iki kavramı tek bir mekanik sisteme indirgemek kaynakların söylediğinden daha ileri gider.
08 — Savaş, kader ve Türk budunu
Tengri’nin yazıtlardaki rolü yalnızca kağanın şahsıyla ilgili değildir.
Karşımıza tekrar tekrar kağan, il, budun, savaş, başarı, yenilgi ve siyasal düzen gibi kavramlarla örülmüş bir dünya çıkar.
Buradaki budun, kabaca halk veya topluluk anlam alanındadır. Fakat yazıtlarda halk yalnızca arka plandaki insan kitlesi değildir. Kağanın başarısı veya başarısızlığı, ilin durumu ve budunun varlığını sürdürmesi birbirine bağlanabilir.
Bu nedenle Tengri’yi yalnızca bireysel dilekleri yerine getiren kişisel bir tanrı gibi düşünmek, yazıtlardaki siyasal ölçeği gözden kaçırır.
Tengri yalnız zafer mi verir?
Hayır. Kaynak dünyasında başarı kadar başarısızlık da kutsal düzen içinde anlamlandırılabilir.
Çin kayıtlarında Göktürk yöneticilerinin bazı yenilgi veya olağanüstü olayları Tengri’nin iradesi ya da öfkesi çerçevesinde yorumladıklarına ilişkin anlatılar bulunur.
Dolayısıyla Tengri’yi yalnızca “Türklerin savaş tanrısı” veya Türkleri daima zafere ulaştıran bir varlık olarak tanımlamak yetersizdir.
Tengri, savaş meydanındaki tek işlevli bir karakterden çok; hükümdarlık, başarı, başarısızlık ve siyasal dünyanın nasıl anlamlandırıldığıyla ilişkili kutsal bir fail olarak karşımıza çıkar.
09 — Umay, Yer-Su ve diğer kutsal unsurlar
Eğer Tengri Göktürk dünyasında bu kadar merkezi bir konumdaysa, başka kutsal varlık ve güçler var mıydı?
Kaynaklar bize evet cevabını verir.
Bunların en önemlilerinden biri Umay’dır.
Kül Tigin Yazıtı’nda Bilge Kağan annesini Umay’a benzetir. Tonyukuk Yazıtı çevresindeki okumalar ise Umay ve kutsal Yer-Su’nun savaş ve yardım bağlamında değerlendirilmesine imkân veren önemli bir tartışma alanı oluşturur.
Ancak bu pasajların nasıl bölümleneceği ve bazı ifadelerin nasıl yorumlanacağı konusunda araştırmacılar arasında farklı okumalar bulunabildiğini unutmamak gerekir.
Önemli: Kaynaklarda Tengri, Umay ve kutsal Yer-Su gibi unsurlarla karşılaşmamız, bize hazırlanmış değişmez bir “Göktürk tanrıları listesi” verildiği anlamına gelmez.
Peki Tengri ile Umay evli miydi?
Bu konuda kesin konuşmayacağız.
Tengri ile Umay arasındaki ilişkinin niteliği akademik olarak tartışılmıştır. Ancak mevcut kaynaklardan bütün Göktürk dünyası için tartışmasız ve değişmez bir “Tanrı ile Tanrıça evliliği” şeması kurmak mümkün değildir.
MitAtlas’ta bu nedenle “Tengri’nin kesin eşi Umay’dır” ifadesini tarihî gerçek olarak kullanmıyoruz.
MitAtlas’ta bağlantılı dosya
→ Umay: Yazıtlardan Koruyucu Anne İnancına
İleride Yer-Su, Kut ve Kam/Şamanizm dosyaları yayımlandığında bu bölümdeki ilgili kavramlar da o makalelere bağlanacak.
10 — Tengri’ye nasıl ibadet ediliyordu?
Bir Tengri töreni tam olarak nasıldı?
Bu soruya cevap verirken özellikle dikkatli olmalıyız. İnternette “Tengri ayini” adı altında davullar, boynuzlu başlıklar, büyü çemberleri, Tengri heykelleri ve çeşitli sembollerle hazırlanmış etkileyici görüntüler bulunabilir.
Bunların tamamını 7. yüzyıl Göktürk ritüelinin doğrulanmış parçaları olarak gösteremiyoruz.
Bizans tanıklığı ne anlatıyor?
Bizans tarihçisi Theophylaktos Simokattes, Türklerin inanç dünyasına ilişkin önemli bir dış tanıklık aktarır.
Bu anlatıda ateşe yönelik saygı, hava ve su gibi doğa unsurlarına ilişkin kutsallık ifadeleri, toprağa verilen önem ve göğü ve yeri yaratan Tanrı’ya ibadet gibi unsurlarla karşılaşırız.
Ayrıca at, sığır ve koyun sunularından ve kehanetle ilişkilendirilen kişilerden söz edilir.
Kaynak uyarısı
Bu bir Göktürk tarafından yazılmış ritüel el kitabı değildir. Türklerin inanç dünyası hakkında bir Bizans dış tanıklığıdır. Bu nedenle verdiği bilgiyi kullanırken bakış açısının dışarıdan olduğunu da unutmuyoruz.
Peki ateşten geçirme?
568 yılındaki Bizans elçiliğine ilişkin Zemarkhos anlatısında elçi ve eşyalarıyla bağlantılı bir ateşle arındırma uygulamasından söz edilir.
Fakat burada çok önemli bir ayrım vardır:
Theophylaktos’un hayvan sunuları ve kutsal unsurlarla ilgili anlatısı ile Zemarkhos’un ateşle arındırılması, tek bir törenin iki aşaması değildir.
Kaynak ne söylüyor / Biz ne ekledik?
Kaynaklardan gelen unsurlar:
Hayvan sunularına ilişkin kayıtlar;
ateşle ilişkili saygı veya arındırma anlatıları;
doğa unsurlarına ilişkin kutsallık ifadeleri;
yaratıcı Tanrı’ya ibadet tanıklığı;
kehanetle ilişkilendirilen kişiler.Sanatsal rekonstrüksiyonda tamamlanan unsurlar:
İnsanların tam görünüşü;
kıyafet ayrıntıları;
mekân düzeni;
çadırların konumu;
insanların sayısı;
manzaranın görünüşü.
Peki “şamanlar”?
Kehanet veya ritüelle ilişkilendirilen kişilerden söz edilmesi, “Göktürk dininin bütün rahiplerinin resmî adı şamandı” sonucuna varmamıza yetmez.
Kam, şaman, ritüel uzmanları ve daha sonraki Türk-Sibirya gelenekleri başlı başına ayrı bir araştırma konusudur.
Bu nedenle ileride Kam, Şaman ve Şamanizm için ayrı bir MitAtlas dosyası hazırlayacağız.
11 — Çin kaynakları ne anlatıyor?
Göktürkler yalnızca kendi yazıtlarında görünmez. Çin hanedanlık tarihleri ve başka Çin kayıtları da onların siyaseti, yaşamı ve inançları hakkında bilgiler içerir.
Ancak Çin kaynakları, Türklerin kendi inançlarını kendi kelimeleriyle anlattığı metinler değildir. Bir kültür başka bir kültürü kendi kavramları üzerinden anlatmaktadır.
Bu nedenle Türkçe Teŋri kavramının Çin kayıtlarında Tian veya Tianshen gibi terminolojiyle aktarılması, iki kültürün bütün teolojik kavramlarının birebir aynı olduğu anlamına gelmez.
Tengri yalnız zaferle ilişkilendirilmiyor
Çin kaynakları bu noktada özellikle ilginçtir. Göktürk hükümdarlarının bazı başarısızlıkları veya olağanüstü olayları Tengri’nin iradesi ya da öfkesi çerçevesinde anlamlandırdığına ilişkin kayıtlar bulunur.
Bu durum önceki bölümlerde ulaştığımız sonucu güçlendirir.
Tengri’yi yalnızca Türkleri sürekli zafere ulaştıran bir savaş tanrısı olarak tanımlamak yeterli değildir.
Başarı kadar başarısızlık da kutsal düzen içinde anlamlandırılabilir.
12 — Bizanslılar ne gördü?
Şimdi üçüncü pencereyi açalım.
Türk yazıtları bize içeriden bir ses verir. Çin kayıtları doğudan bir dış gözlem sunar. Bizans kayıtları ise başka bir siyasal ve kültürel dünyanın Türklerle karşılaşmasını kaydeder.
Türk yazıtları
Tengri adı doğrudan karşımızdadır. Hükümdarlık, yarlıkama, başarı ve siyasal düzen bağlamlarını okuyabiliriz. Umay ve kutsal Yer-Su gibi başka kutsal unsurlarla da karşılaşırız.
Çin kaynakları
Türk dünyası dışarıdan gözlemlenir. Türklerin kullandığı kavramlar Çinli yazarların kendi terminolojisinden geçirilerek aktarılabilir. Dolayısıyla yalnız bilgiyi değil, bakış açısını da araştırmak gerekir.
Bizans kaynakları
Theophylaktos Simokattes’in aktardığı bilgiler; yaratıcı Tanrı’ya ibadet, hayvan sunuları ve doğa unsurlarına ilişkin ritüel ve kutsallık kayıtları bakımından önemlidir.
Zemarkhos anlatısı ise ateşle arındırma konusunda başka bir pencere açar.
Üç kaynak türü aynı şeyi anlatmaz; birbirlerini tamamlayabilir ve bazen farklı bakış açıları sunabilir.
Bir kağanın anıtı başka amaçla, bir Çin saray tarihçisi başka amaçla, bir Bizans tarihçisi ise başka bir bakış açısından yazabilir.
Kaynakların farklı olması bir kusur değildir. Bazen geçmişi daha iyi anlamamızı sağlayan şey tam olarak bu farklılıktır.
13 — Tengri’nin yüzünü biliyor muyuz?
İnternette Tengri adıyla çok sayıda insan biçimli resim görebiliriz. Bazen yaşlı ve sakallı bir adam, bazen bozkır hükümdarı, bazen de göksel bir savaşçı olarak tasvir edilir.
Ancak bir görselin çok paylaşılması onun tarihî kanıt olduğu anlamına gelmez.
Doğrulanmış Tengri portremiz var mı?
Şu anki kanıtlarla hayır.
Göktürk yazıtları Tengri’nin güvenilir fiziksel tarifini vermez. Elimizde saçını, yüzünü, kıyafetini veya bedenini tarihî güvenle yeniden kurmamıza imkân veren doğrulanmış bir portre bulunmamaktadır.
Bu nedenle MitAtlas’ın Tengri kapağında Tengri’nin bedenini çizmedik. Gökyüzü, bozkır, dağ ve ışık kullandık; fakat tarihî bir Tengri yüzü icat etmedik.
Peki Tengri’nin sembolü?
Modern internette Tengri’ye ait olduğu söylenen çeşitli semboller bulunmaktadır. Bazıları tarihî Türk damgalarına benzer; bazıları modern Tengricilik hareketlerinde kullanılmaktadır.
Fakat şu ana kadarki araştırmamızda “Göktürklerin Tengri için kullandığı kesin ve evrensel sembol budur” diyebileceğimiz bir işaret doğrulanmadı.
Doğrulanmadı, “kesinlikle hiç var olmadı” demek değildir.
Bir kanıtı henüz doğrulayamamak, geçmişte böyle bir şeyin kesinlikle hiç bulunmadığını kanıtlamak değildir. Burada yalnızca mevcut kanıtın izin verdiği sınırı belirtiyoruz.
14 — Tengricilik ve Şamanizm aynı şey mi?
İnternette sık karşılaşılan denklemlerden biri şudur:
Tengricilik = Şamanizm
Bu formül anlaşılması kolay olsa da tarih açısından fazla basittir.
Önce “Tengricilik” meselesi
Bugün eski Türklerin inanç dünyasını anlatmak için Tengricilik, Gök Tanrı dini, geleneksel Türk dini ve Tengri kültü gibi farklı adlandırmalar kullanılmaktadır.
Bu nedenle “8. yüzyıldaki Göktürkler kendi dinlerinin resmî adını Tengricilik olarak koymuşlardı” şeklinde konuşmayacağız.
Bugünkü Tengricilik terimi ile tarihî kaynaklardaki Tengri olgusunu birbirinden ayırmak gerekir.
Şamanizm ne olacak?
Şamanizm çok daha geniş bir karşılaştırmalı araştırma alanıdır. Trans veya vecd, ruhlarla ilişki, iyileştirme, kehanet ve ritüel uzmanları gibi konular farklı Kuzey ve İç Asya toplumları bağlamında araştırılmıştır.
Göktürklerle ilgili dış kaynaklarda kehanetle ilişkilendirilen kişilerden söz edilmesi önemlidir. Fakat bundan bütün Göktürk ritüel uzmanlarının otomatik olarak “şaman” olduğu sonucu çıkmaz.
Modern Tengricilik ne olacak?
Bugün Tengricilik veya Tengrism adı altında farklı modern inanç, kültür ve kimlik hareketleri bulunmaktadır.
Bunları tarihî Göktürk inanç dünyasıyla karşılaştırmak mümkündür; ancak ikisini birbirinin birebir aynısı kabul etmek doğru değildir.
Modern Tengricilik tarihî kaynaklardan ve eski Türk kültüründen ilham alabilir. Fakat bundan günümüzdeki bütün uygulamaların 8. yüzyıldaki Göktürk inancının hiç değişmeden devam eden biçimi olduğu sonucu çıkmaz.
MitAtlas ayrımı: Modern Tengricilik yaşayan ve kendi başına incelenmesi gereken bir olgudur. Göktürklerin tarihî inanç dünyası ise yazıtlar, arkeolojik veriler ve dönemin dış kaynakları üzerinden araştırılan tarihî bir konudur.
15 — Ne biliyoruz, ne tartışmalı?
Bir kelimeyle başladık.
Sonra taşa gittik. Yazıtları, kağanlığı, kut kavramını, Umay ve Yer-Su’yu, Çin kayıtlarını ve Bizans tanıklıklarını inceledik.
Şimdi Tengri hakkında internette sık karşılaşılan bazı iddiaların kanıt durumunu birbirinden ayırabiliriz.
Tengri’nin eşi kesin olarak Umay mıydı?
Kesin olarak söyleyemiyoruz.
Tengri ile Umay’ın ilişkisi akademik olarak tartışılmıştır. Fakat bütün Türk toplulukları için geçerli, değişmez ve açıkça tanımlanmış bir ilahî evlilik şeması kurmak mevcut kanıtın ötesine geçer.
Eski Türklerin dini kesin biçimde tek tanrılı mıydı?
Tengri’nin Göktürk kutsal dünyasında son derece merkezi bir konumda bulunduğu açıktır.
Bunun yanında Umay, kutsal Yer-Su ve başka kutsal varlık veya güçlerle de karşılaşılır.
Bu nedenle sistemi modern anlamda monoteizm, politeizm veya başka bir din kategorisine yerleştirmek yalnızca kaynak aktarmak değil, aynı zamanda akademik yorum yapmaktır.
MitAtlas’ta bu sınıflandırmaları tartışabiliriz; ancak bunlardan birini kaynakların kendi tartışmasız tanımıymış gibi sunmayacağız.
Tengri’nin tarihî sembolü var mıydı?
Şu ana kadar Göktürk döneminde Tengri’nin kesin ve evrensel sembolü veya bayrağı olarak tanımlayabileceğimiz güvenilir bir işaret doğrulanmadı.
Tengri’nin tarihî portresi var mı?
Şu anki kanıtlarla Tengri’nin fiziksel görünüşünü güvenilir biçimde yeniden kuramıyoruz. Bu nedenle MitAtlas’taki Tengri görselleri tarihî portre iddiası taşımaz.
Göktürklerde insan kurbanı var mıydı?
İnsan kurbanına ilişkin kayıt ve akademik tartışmalar bulunmaktadır. Fakat bir kaynakta böyle bir kayıt bulunması ile bunun bütün Göktürk toplumunda düzenli ve yaygın bir uygulama olduğunu söylemek aynı şey değildir.
Üstelik Hun/Xiongnu, Yüksek Araba, Göktürk, Uygur ve daha sonraki Türk toplulukları aynı tarihî toplum değildir.
MitAtlas değerlendirmesi: TARTIŞMALI / GENELLENEMEZ.
Kaynak geleneğinde kayıt veya iddialar bulunması, bunun bütün Göktürk dünyasının standart ritüeli olduğunu kanıtlamaz.
Şamanizm ve Tengricilik aynı şey mi?
Aralarında benzerlikler, kesişimler ve karşılaştırılabilecek unsurlar bulunabilir.
Ancak iki kavramı her dönem ve her topluluk için tamamen aynı şey kabul etmek, farklı tarihî bağlamları ve inanç unsurlarını basitleştirme riski taşır.
Sonuç — Kaynağın söylemediğini söylememek
Tengri araştırmamızın sonunda elimizde her konuda aynı kesinlik düzeyinde bilgi bulunmadığını görüyoruz.
Ne biliyoruz?
- Tengri adı eski Türk yazıtlarında doğrudan bulunur.
- Teŋri sözcüğü farklı bağlamlarda gök veya gökyüzü ve ilahî-kutsal varlık anlam alanlarında kullanılabilir.
- Tengri hükümdarlık ve yarlıkama bağlamlarında karşımıza çıkar.
- Umay ve kutsal Yer-Su gibi başka kutsal unsurlar da kaynaklarda bulunur.
- Bizans tanıklıklarında hayvan sunuları ile ritüel ve doğa unsurlarına ilişkin gözlemler aktarılır.
Ne tartışmalı?
- Tengri’nin yaratıcı niteliğinin farklı kaynaklar arasında nasıl değerlendirileceği.
- İnanç sisteminin monoteizm veya başka modern kategorilerle nasıl sınıflandırılacağı.
- Tengri ile Umay arasındaki ilişkinin niteliği.
- Kut kavramının bütün anlam katmanları.
- İnsan kurbanına ilişkin kayıtların kapsamı ve genellenebilirliği.
- Tengricilik ile Şamanizm arasındaki ilişkinin nasıl tanımlanacağı.
Neyi tarihî gerçek diye söylemiyoruz?
- Tengri’nin doğrulanmış tek bir insan portresi vardır.
- Tengri’nin kesin tarihî sembolü veya bayrağı şudur.
- Tengri ile Umay bütün Türklerde kesin olarak karı-kocadır.
- Bütün Türk toplulukları aynı ve değişmez panteona inanmıştır.
- Bütün Tengri ritüelleri aynı biçimde yapılmıştır.
- Modern Tengricilik, Göktürk inancının hiç değişmeden günümüze ulaşmış birebir kopyasıdır.
Kaynağın söylemediğini kesin bilgiye dönüştürmeyiz.
Tengri hakkında bugün bildiklerimiz son derece değerlidir. Ancak geçmişi daha iyi anlamanın yolu boşlukları hayal gücüyle kesin bilgiye çevirmek değil, hangi bilginin nereden geldiğini görünür kılmaktır.
MitAtlas’ta amacımız tam olarak budur.
MitAtlas’ta Devam Et
Umay — Yayında
Çocuk, annelik, koruyuculuk ve erken Türk yazıtlarından daha geç halk inanışlarına uzanan karmaşık bir kutsal varlık.
→ Umay: Yazıtlardan Koruyucu Anne İnancına
Yer-Su — Gelecek Dosya
Dağlar, sular, kutsal coğrafya ve yerle ilişkilendirilen güçler.
Kut — Gelecek Dosya
Talih, saadet, kutsallık ve hükümdarlıkla ilişkili çok katmanlı tarihî kavram.
Kam, Şaman ve Şamanizm — Gelecek Dosya
Ritüel uzmanları, kehanet ve “şamanizm” kavramının eski Türkler için nasıl kullanılması gerektiği.
Kaynakça ve Araştırma Şeffaflığı
Bu makale farklı türde tarihî ve modern akademik kaynakların karşılaştırılmasıyla hazırlanmıştır. Kaynakların tamamı aynı kanıt düzeyinde değerlendirilmemiştir.
I — Birincil kaynaklar ve temel modern edisyonlar
- Kül Tigin Yazıtı. Tengri, kağanlık, Umay ve dönemin siyasal-kutsal söz varlığı açısından temel kaynaklardan biridir.
- Bilge Kağan Yazıtı. Göktürk siyasal dünyası, Tengri ve hükümdarlık ilişkilerinin incelenmesinde temel yazılı kaynaklardan biridir.
- Tonyukuk Yazıtı. Göktürk siyasal tarihi ve kutsal unsurlara ilişkin tartışmalar bakımından temel Eski Türkçe kaynaklardan biridir.
- Tekin, Talât. Orhon Yazıtları: Kül Tigin, Bilge Kağan, Tunyukuk. Yazıtların modern metin ve çeviri çalışmalarında kullanılan temel edisyonlardan biridir.
- Theophylaktos Simokattes. Türklerin inanç ve ritüellerine ilişkin Bizans dış tanıklığı.
- Zemarkhos elçiliğine ilişkin Bizans anlatıları. 568 tarihli Türk ülkesine yolculuk ve ateşle arındırma anlatısı bakımından değerlendirilmiştir.
- Çin hanedanlık tarihleri ve kronikleri. Göktürklerin siyaseti ve inanç dünyası hakkında dış tanıklık olarak değerlendirilmiştir.
II — Modern akademik çalışmalar
-
Erkoç, Hayrettin İhsan (2026).
“Gök Türklerde Teŋri Kültü.”
ASSOS İnsan ve Toplum Bilimlerinde Araştırmalar Dergisi,
3(2), 32–61.
Çalışmaya ulaş -
Çağlar, Yeşim & Kuru, Sevda (2025).
“Eski Türkçede Teŋri Sözcüğü Üzerine.”
Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi,
9(2), 1366–1391.
DOI: 10.34083/akaded.1702561.
Çalışmaya ulaş - Erkoç, Hayrettin İhsan (2024). Göktürklerde doğa kültleri üzerine çalışma. Tengri’nin yanında değerlendirilen doğa ve kutsal unsurların incelenmesinde başvurulan araştırmalardan biridir.
- Yer-Su, Umay, kut ve Eski Türk yazıtlarının farklı okumaları üzerine uzman araştırmalar. Makaledeki tartışmalı alanların değerlendirilmesinde karşılaştırmalı olarak kullanılmıştır.
III — Karşılaştırmalı kaynaklar
Hun/Xiongnu, Uygur, daha geç Türk toplulukları ve Sibirya geleneklerinden gelen bilgiler yalnızca karşılaştırma amacıyla kullanılabilir.
Bu malzemeler Göktürk döneminin doğrudan kanıtı olarak kabul edilmemiştir.
Araştırma şeffaflığı
MitAtlas’ta “kaynakta geçiyor” ifadesi, bir iddianın bütün tarihî Türk toplulukları için otomatik olarak doğru olduğu anlamına gelmez.
Kaynağın tarihi, bağlamı, yazarı, aktarım biçimi ve başka kaynaklarla ilişkisi ayrıca değerlendirilir.
Tartışmalı akademik yorumlar mümkün olduğunca tartışmalı oldukları belirtilerek sunulur.
Çağdaş sanatsal rekonstrüksiyonlar tarihî fotoğraf veya arkeolojik kanıt olarak gösterilmez.
MitAtlas
Türk mitolojisi ve Anadolu inançları üzerine kaynaklı bir keşif.










