MitAtlas · Türkçe Araştırma

Umay: Yazıtlardan Koruyucu Anne İnancına

Umay eski Türk kaynaklarında nasıl anlatılır? Yazıtlar ve akademik araştırmalarla Umay'ın annelik, çocuk ve koruyuculukla ilişkisini keşfedin.

2026-09-156 dk okumaKaynaklı araştırma
Read in English →

 

Türk mitolojisindeki Umay inancından esinlenen, çocuğunu koruyan bir anne figürünün bozkır manzarasında çağdaş sanatsal yorumu.


Umay’ı anlatmaya bir portreden değil, bir sorudan başlayalım: Onu hangi kaynakta, hangi dönemde ve hangi bağlamda görüyoruz?

Bugün internette Umay hakkında oldukça kesin ifadelerle karşılaşmak mümkün. Kimi anlatımlarda bir ana tanrıça, kimilerinde çocukların koruyucusu, kimilerinde ise ayrıntılı bir tanrılar ailesinin üyesi olarak sunuluyor. Fakat tarihî kaynaklara yaklaştığımızda karşımıza bundan daha parçalı ve çok daha ilginç bir tablo çıkıyor.

Umay’ın adı erken Türk yazıtlarında gerçekten karşımıza çıkar. Daha sonraki Türk topluluklarının sözlüklerinde, halk inanışlarında ve etnografik kayıtlarında ise doğum, çocuk ve koruyuculukla ilişkili başka izlere rastlarız. Ancak bu kayıtların arasında yüzyıllar ve farklı topluluklar vardır.

Bu nedenle MitAtlas’ta bütün parçaları tek bir değişmez “Umay biyografisi” hâline getirmek yerine, hangi bilginin nereden geldiğini birlikte takip edeceğiz.

1. Kül Tigin Yazıtı: Umay’ın en önemli erken kayıtlarından biri

Umay için elimizdeki güçlü tarihî dayanaklardan biri Kül Tigin Yazıtı’dır.

Yazıtın doğu yüzünün 31. satırında Bilge Kağan, annesini Umay’a benzetir. İfadenin çeviri ayrıntılarında araştırmacılar arasında farklı tercihler bulunmasına rağmen, annenin Umay ile ilişkilendirildiği bölüm açık bir metin dayanağına sahiptir.

Aynı pasajda annesi hatunun kutundan da söz edilir. Kut kavramının farklı dönem ve kaynaklardaki anlam katmanlarını ayrı yazımızda inceliyoruz.

Bu küçük ifade aslında oldukça değerlidir.

Çünkü Umay’ın yalnızca yüzyıllar sonra derlenmiş halk hikâyelerinde ortaya çıkan modern bir karakter olmadığını gösterir. Adı, erken Türk yazılı kaynaklarında da bulunmaktadır.

Fakat burada dikkatli olmamız gereken bir sınır var.

Bir hükümdar annesinin “Umay gibi” tanımlanması, bütün Türk hükümdar eşlerinin Umay’ın yeryüzündeki temsilcileri olduğu veya Umay hakkında bugün internette anlatılan bütün özelliklerin 8. yüzyılda da aynı biçimde var olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bize önemli bir bağlantı verir; eksiksiz bir tanrıça biyografisi vermez.

2. Tonyukuk Yazıtı: savaşın ortasında Umay

Umay’ın adı yalnızca annelik veya doğum çevresinde karşımıza çıkmaz.

Tonyukuk Yazıtı’nın 38. satırındaki bir ifade, Umay’ı askerî bir olayın anlatımı içerisinde anar. Burada önemli bir akademik tartışma vardır: ilgili ifadedeki Tengri ve Umay’ın nasıl okunması gerektiği konusunda farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.

Bu nedenle MitAtlas’ta tek bir modern çeviriyi tartışmasız gerçekmiş gibi kullanmayacağız.

Bununla birlikte bu kayıt önemli bir uyarıda bulunuyor: Umay’ı yalnızca “doğum tanrıçası” gibi tek bir göreve hapsetmek de erken kaynakların sunduğu tabloyu fazla basitleştirebilir.

Öte yandan buradan hareketle “Umay bütün Türklerin savaş tanrıçasıydı” sonucuna ulaşmak da mümkün değildir.

Bir askerî anlatıda yardımından söz edilmesi ile bütün Türk toplulukları ve dönemleri için değişmez bir “savaş tanrıçası” tanımlamak aynı şey değildir.

3. Doğumla bağlantı nereden geliyor?

Umay’ın doğum ve çocuklarla ilişkisinin önemli izlerinden biri, Kâşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda hazırladığı Dîvânu Lugâti’t-Türk çevresinde karşımıza çıkar.

Sadettin Gömeç’in Dîvân’dan aktardığı maddede umay, doğumdan sonra çıkan eş/son ile açıklanır ve çocuk sahibi olmayla bağlantılı bir söz de kaydedilir.

Burada özellikle şeffaf olmamız gerekiyor:

MitAtlas’ın bu ilk araştırma turunda Dîvân’ın ilgili sayfasını doğrudan incelemedik. Bilgiyi Gömeç’in akademik çalışmasındaki aktarım üzerinden kontrol ettik. Dolayısıyla bunu doğrudan kaynak incelemesi yapılmış gibi sunmuyoruz.

Bu ayrım küçük görünse de MitAtlas’ın çalışma biçiminin önemli bir parçasıdır.

Bir kelimenin doğumla ilgili bedensel bir anlam taşıması ile aynı adın kutsal bir varlık için kullanılması arasında araştırılması gereken bir ilişki vardır. Fakat tek bir sözlük maddesinden yola çıkarak ayrıntılı tapınaklar, rahip sınıfları veya hiç kaydedilmemiş törenler icat edemeyiz.

4. Umay Ana ve çocuğu koruyan varlık

Daha sonraki Türk topluluklarına ait kayıtlar Umay’ın çocuk ve koruyuculukla ilişkisini çok daha belirgin hâle getirir.

Gömeç’in Yudahin’in Kırgız sözlüğünden aktardığı bir ifadede insan eli, Umay Ana’nın eli ile ilişkilendirilir. Bu kayıt annelik, yardım ve koruyuculuk düşüncesinin dildeki izlerinden biridir. Ancak tek başına ayrıntılı bir doğum töreninin belgesi değildir.

Denis Sinor’un değerlendirdiği daha geç Altay ve Güney Sibirya kayıtlarında ise bebeğin gülmesi Umay’ın yakınlığıyla ilişkilendirilebilir. Çocuğun hastalanması onun uzaklaşmasıyla açıklanabilir ve geri dönmesi için şamana başvurulduğu anlatılabilir.

Burada da önemli bir sınırımız var:

Bunlar insanların hastalık ve korunma hakkındaki tarihî inanışlarını gösterir. Modern tıbbi açıklamalar veya uygulanması gereken tedavi yöntemleri değildir.

5. Hakas kayıtlarında Umay ve koruyuculuk

Nükhet Okutan Davletov ve Timur B. Davletov’un 2025 tarihli araştırması, Hakas bağlamında “Imay tarthanı” adı verilen ve çocuk ruhunun çağrılmasıyla ilişkilendirilen bir ayini aktarır.

Araştırmada ilgili dua içerisindeki zırh imgesine ve Şor, Hakas ve Altay kayıtlarında koruyuculukla bağlantılı ok-yay unsurlarına da değinilir.

Fakat bu ayrıntıların bir bölümü daha eski etnografik çalışmalar üzerinden aktarılmaktadır. Dolayısıyla bunları doğrudan 8. yüzyıl Göktürk dünyasının ritüelleri olarak gösteremeyiz.

Bu ayrım bize Türk mitolojisini araştırırken önemli bir kural öğretiyor:

Benzerlik, kesintisiz tarihî devamlılığın tek başına kanıtı değildir.

6. “Umay Beg” neden tartışmalı?

Umay araştırmasının ilginç tartışmalarından biri Altın Köl I, yani E 28 yazıtındaki “Umay Beg” ifadesidir.

Bu ifade araştırmacılar tarafından farklı biçimlerde değerlendirilmiştir: bir kişi adı olarak okunması, Umay ile bir beyin ayrı ayrı anılması veya Umay’a verilen bir unvan olarak değerlendirilmesi gibi farklı açıklamalar bulunmaktadır.

2025 tarihli Okutan Davletov ve Davletov çalışması, unvan yorumunu savunmaktadır.

MitAtlas bunu “sorun çözülmüştür” şeklinde sunmayacak. Şimdilik söyleyebileceğimiz daha güvenli şey şudur:

İfade hakkında birden fazla akademik yorum bulunmaktadır.

7. Umay’ın nasıl göründüğünü biliyor muyuz?

Burada internetteki mitoloji anlatıları ile tarihî kanıt arasındaki en önemli ayrımlardan birine geliyoruz.

Umay bugün çeşitli resimlerde belirli bir yüz, kıyafet, taç, saç biçimi ve renklerle gösteriliyor.

Peki gerçekten Umay’ın tarihî portresini biliyor muyuz?

Şimdilik hayır.

Üç dilimli başlık taşıyan bazı tarihî kadın tasvirleri Umay olarak yorumlanmıştır. Ancak Hayrettin İhsan Erkoç, benzer görsel özelliklerin hatun tasvirlerinde de bulunduğuna dikkat çekerek bu teşhisin kesin kabul edilmesine itiraz eder.

Dolayısıyla böyle bir tarihî eserin altına doğrudan “Bu Umay’dır” yazmak bilimsel açıdan gereğinden fazla kesin olacaktır.

8. Peki Umay hakkında bugün ne söyleyebiliriz?

Bu ilk araştırma turunun sonunda birkaç noktayı birbirinden ayırabiliyoruz.

Güçlü dayanaklarımız var: Umay adı erken Türk yazıtlarında bulunuyor. Kül Tigin Yazıtı’nda hükümdarın annesi Umay’a benzetiliyor. Tonyukuk Yazıtı’nda Umay askerî bir anlatı bağlamında karşımıza çıkıyor.

Daha sonraki kaynaklarımız var: Doğum, çocuk, annelik ve koruyuculukla ilişkili Umay inanışları farklı Türk topluluklarının sözlük ve etnografik kayıtlarında görülüyor.

Tartışmalı alanlarımız var: “Umay Beg” ifadesinin nasıl yorumlanacağı ve bazı tarihî kadın tasvirlerinin gerçekten Umay olup olmadığı konusunda farklı görüşler bulunuyor.

Ve henüz doğrulamadığımız iddialar da var.

Bu araştırma turunda Umay’ın “Tengri’nin kesin eşi” olduğu, bütün Türk halkları için geçerli tek bir tanrısal soy ağacının bulunduğu veya Umay’a adanmış bütün Türklerin ortak bir bayram takviminin var olduğu doğrulanmadı.

Bu, böyle bir bilginin hiçbir kaynakta bulunamayacağı iddiası değildir. Yalnızca eldeki kanıtın izin verdiğinden daha fazlasını söylememeyi tercih ediyoruz.

Kaynaklar ve araştırma şeffaflığı

Sadettin Gömeç (1990), “Umay Meselesi”, Tarih İncelemeleri Dergisi, 5(1), 277–282.
Bu çalışma doğrudan incelendi. Dîvânu Lugâti’t-Türk ve Yudahin sözlüğüne ilişkin yukarıdaki bazı bilgiler Gömeç’in aktarımları üzerinden kullanıldı; bu iki kaynak ilgili bölümleri bakımından henüz doğrudan karşılaştırılmadı.

Hayrettin İhsan Erkoç (2024), “Gök Türklerde Doğa Kültleri”, Yazıt Kültür Bilimleri Dergisi, 4(2), 176–211.
Umay ile ilgili bölümler ve çalışmada değerlendirilen görseller incelendi.

Denis Sinor; Türkçe çeviri Ahmet Taşağıl (1995), “Türkler Tarafından Şereflendirilen Bir Moğol Ruhu ‘Umay’”, Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dergisi, sayı 2, 204–211.
Bu araştırmada Türkçe yayın incelendi; yabancı dildeki özgün metin henüz karşılaştırılmadı. Makalenin başlığındaki köken yorumu yazarın tezidir ve MitAtlas tarafından ortak akademik görüş olarak sunulmamaktadır.

Nükhet Okutan Davletov & Timur B. Davletov (2025), “Altın Köl I (E 28) Yazıtında Geçen Umay Beg İfadesi Üzerine”, bilig, 113, 79–100.